Reklam Alanı x Site Geneli
Kule Reklam
Kule Reklam -1
Menu
Reklam Alanı x Site Geneli

Şiddetle mücadelede en güçlü koruma kalkanı ailede kuruluyor

Şiddet eğiliminin risk faktörlerinin birikmesiyle oluştuğuna dikkat çeken İstanbul Atlas Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü Araştırma Görevlisi, Uzman Psikolog Çağatay Demirel, şiddetle müc...

Reklam Alanı
GİRİŞ: 16 Nisan 2026 - 11:37
Şiddetle mücadelede en güçlü koruma kalkanı ailede kuruluyor
Fotoğraf : BEYAZ
Reklam Alanı x Haber Detay
Haber Detay x Reklam Alanı

Şiddet eğiliminin risk faktörlerinin birikmesiyle oluştuğuna dikkat çeken İstanbul Atlas Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü Araştırma Görevlisi, Uzman Psikolog Çağatay Demirel, şiddetle mücadelede en güçlü koruma kalkanının aile içinde kurulduğunu söyledi.  Demirel, “Açık ve güvenli iletişim ortamı oluşturmak, çocuğun duygularını adlandırmasına yardım etmek, dijital kullanımı birlikte yönetmek ve sınırlandırmak, çocuğu şiddeti normalleştiren içeriklerden korumak, bu kalkanın temel taşlarıdır” dedi. Şiddetin artmasında dijital dünyadaki risklerin de etkili olduğunu belirten Çağatay Demirel, “Asıl tehlikeli olan ise sosyal medyada nefret ve şiddet içeriklerine maruz kalma, çevrimiçi zorbalık, siber taciz ve çocuğu aşırılığa yönelten çevrimiçi topluluklardır. Dijital dünyanın çocukla birlikte izlenmesi ve konuşulması, yasaktan çok daha güçlü bir koruma sağlar” diye konuştu.

İstanbul Atlas Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü Araştırma Görevlisi, Uzman Psikolog Çağatay Demirel, son günlerde okullarda yaşanan şiddet olaylarının nedenleri ve alınması gereken önlemlere ilişkin değerlendirmede bulundu.

Stresörler, şiddete maruz kalma ve travmatik deneyimlere dikkat!

Uzman Psikolog Çağatay Demirel, şiddetin temelinde farklı nedenlerin olabileceğini belirterek “Şiddetin ne olduğunu tanımlamak için ‘Şiddet doğuştan mı gelir, yoksa öğrenilir mi?’ sorusunu yanıtlamak gerekir çünkü şiddeti algılama biçimimiz, ona karşı nasıl durduğumuzu doğrudan şekillendirir. Şiddet ne tamamen biyolojik bir kader ne de yalnızca çevresel faktörlerin ürünüdür; şiddet ikisi arasındaki etkileşimden doğar. Ancak bu denklemde çevresel etkiler yön veren ve belirleyici bir ağırlığa sahiptir.  Bazı bireyler, nörobiyolojik açıdan dürtü kontrolü ya da empati güçlüğüne yatkın olabilir. Ancak bu yatkınlık, destekleyici bir ortamda büyük ölçüde aşılabilir. Hiçbir çocuk, şiddet uygulayacak biçimde ‘programlanmış’ doğmaz. Öte yandan sürekli stresörler, şiddete maruz kalma ve travmatik deneyimler, beynin özellikle öz denetimden sorumlu prefrontal korteksin gelişimini kalıcı biçimde etkileyebilir.  Yani genetiğimiz kaderiz değildir ancak olumsuz erken yaşam deneyimleri, bir çocuğun dünyayı ve kendini algılayış biçimini derinden etkiler” diye konuştu.

Şiddet eğilimi, risk faktörlerinin birikmesiyle oluşur

“Şiddet eğilimi tek bir nedenin değil, risk faktörlerinin birikmesiyle oluşur” diyen Uzman Psikolog Çağatay Demirel, “Bu faktörler, çocuğun ihmali, çocuk istismarı, erken yaşta güvensiz bağlanma gibi aile içi dinamiklerle başlar. Çocuğun duygularını tanımakta ve isimlendirmekte zorlanması, öz düzenleme becerilerinin yeterince gelişmemesi ve erken yaşta başlayan madde kullanımı bu riskin artmasına sebep olur. Ancak asıl önemli nokta; sorun hiçbir zaman bireysel değildir” uyarısında bulundu.

Şiddet eğilimini besleyen güçlü etkenler bulunuyor

Şiddet eğilimini destekleyen etkenlere dikkat çeken Uzman Psikolog Çağatay Demirel, “Okul ortamındaki akran zorbalığı, dışlanma ve buna bağlı olarak oluşan aidiyetsizlik hissi de şiddet eğilimini besleyen güçlü etkenlerdir. Daha geniş bir perspektiften bakıldığında ise yoksulluk, eşitsizlik, yakın çevrede uygun rol model yokluğu ve toplumsal şiddetin normalleşmesi de bu tabloya katkıda bulunur” diye konuştu.

Riskler azaltılabilir

Uzman Psikolog Çağatay Demirel, “Çocuğun güvendiği en az bir sağlıklı yetişkin figürü olması, okula aidiyet duygusu, duygusal okuryazarlık ve sosyal beceri eğitimi; risk taşıyan bir çocuğun gidişatını köklü biçimde değiştirebilir” dedi.

Çocuklar gördükleri davranışı model olarak benimser

Şiddetin öğrenilebilen bir kavram olduğunu kaydeden Uzman Psikolog Çağatay Demirel, şunları söyledi: “Şiddetin en tehlikeli özelliklerinden biri döngüsel yapısıdır. Şiddete maruz kalan bir çocuğun beyni, tehdide karşı sürekli alarm halinde kalmaya koşullanır; bu durum saldırganlık eşiğini düşürür, empatiyi zayıflatır ve dürtü kontrolünü güçleştirir. Albert Bandura'nın Sosyal Öğrenme Kuramı, bu süreci çarpıcı biçimde açıklar: Çocuklar, gördükleri davranışları model alarak benimser. Şiddetin bir sorun çözme yolu olduğunu öğrenen çocuk, ilerleyen yıllarda bunu bir araç olarak kullanabilir. Kısa vadede anlık dürtüsel tepkiler gözlemlenebilirken uzun vadede ise travma, travma sonrası stres bozukluğu, ilişki güçlükleri ve şiddeti ‘normal’ görme riski baş gösterir. Bu nedenle şiddeti durdurmak, döngüyü bir yerden kesmek demektir ve o kesme noktası, çoğunlukla bir yetişkinin uzanan elidir.”

Sosyal medyada nefret, çevrimiçi zorbalık asıl tehlikeyi oluşturuyor

Şiddeti tetikleyen faktörler arasında dijital dünyanın da etkileri olabileceğini belirten Demirel, “Şiddet içerikli oyunlar, tek başına şiddetin nedeni değildir. Ancak özellikle çocuk küçükse, denetim yoksa ve gerçek ile kurgunun ayrımı henüz oturmamışsa risk faktörü olarak devreye girebilir. Asıl tehlikeli olan ise sosyal medyada nefret ve şiddet içeriklerine maruz kalma, çevrimiçi zorbalık, siber taciz ve çocuğu aşırılığa yönelten çevrimiçi topluluklardır. Ekran süresinin uzunluğu değil, içeriğin niteliği ve sosyal bağlam belirleyicidir. Dijital dünyanın çocukla birlikte izlenmesi ve konuşulması, yasaktan çok daha güçlü bir koruma sağlar” diye konuştu.

Taklit etkisi göz ardı edilmemeli

Günümüzde yaşanan okul içi silahlı şiddet olaylarının ülkemizde ve farklı coğrafyalarda artışını tek bir nedene bağlamanın doğru olmadığını belirten Demirel, özellikle taklit etkisine dikkat çekti:

“Silahlara erişimin kolaylaşması, sosyal dışlanma, kalabalık içinde yalnızlık, psikososyal destek hizmetlerindeki eksik kalan yönler ve sosyoekonomik eşitsizlikler bu tabloya zemin hazırlar. Geçmişteki saldırıların medyada ayrıntılı ve sansasyonel biçimde aktarılmasının yarattığı ‘taklit etkisi’ (Copycat Effect, Werther Etkisi) kesinlikle göz ardı edilmemelidir. Bu etki, özellikle daha zayıf psikososyal özelliklere sahip bireylerin, yoğun biçimde medyaya yansıyan şiddet eylemlerini model alma eğiliminde olmalarıyla açıklanır. Bireyler yalnızca davranışın kendisini değil, bu davranışın dikkat çekme ya da sembolik anlam kazanma gibi sonuçlarını da öğrenirler. Araştırmalar, okul saldırıları gibi yüksek görünürlüklü olayların ardından kısa vadede benzer girişimlerde istatistiksel olarak anlamlı artışlar gözlemlendiğini ortaya koymaktadır. Özellikle failin kimliği, kullandığı yöntem ve olayın dramatik unsurlarının detaylı biçimde sunulması, davranışın yeniden üretilme riskini artırmaktadır. Bu nedenle olayın teknik ayrıntılarından ve faili merkezileştiren anlatılardan kaçınılmalı, bunun yerine toplumsal etkiler, önleme yolları ve destek kaynaklarına odaklanılmalıdır.”

En güçlü koruma kalkanı aile içinde kurulur

Şiddetle mücadelenin, devlet politikalarından okul programlarına kadar geniş bir yelpazede ele alınması gerektiğini söyleyen Uzman Psikolog Çağatay Demirel, “Ancak en güçlü koruma kalkanı hâlâ aile içinde kurulur. Açık ve güvenli iletişim ortamı oluşturmak, çocuğun duygularını adlandırmasına yardım etmek, dijital kullanımı birlikte yönetmek ve sınırlandırmak, çocuğu şiddeti normalleştiren içeriklerden korumak bu kalkanın temel taşlarıdır” dedi.

Uyarı işaretleri mutlaka dikkate alınmalı

Erken uyarı işaretlerini tanımanın ise her ebeveyn ve öğretmenin edinmesi gereken bir beceri olduğunu kaydeden Demirel, “Araştırmalar ve vaka incelemeleri gösteriyor ki saldırganların büyük çoğunluğu, olaydan önce fark edilebilir uyarı işaretleri vermiştir. Bu işaretleri anlayabilmek, erken müdahale imkânı sunar ve hem bireysel hem toplumsal düzeyde hayat kurtarmayı sağlar. Şiddeti sona erdirmenin yolu, onu cezalandırmaktan değil; büyümekte olan bir çocuğun ihtiyaçlarını zamanında görmekten geçer” dedi.

Şiddetin bir halk sağlığı sorunu olduğunu belirten Uzman Psikolog Çağatay Demirel, “Toplumsal ve kurumsal düzeyde ise acil ihtiyaçlar açıktır: Okullarda nitelikli ve yeterli psikolojik destek, silah politikalarının gözden geçirilmesi, medyanın sorumlu habercilik ilkelerini benimsemesi ve yoksullukla mücadelenin önceliğe alınması. Şiddet bir halk sağlığı sorunudur ve ona halk sağlığı perspektifiyle yaklaşılmasını gerektirir” diye konuştu.

Şiddete maruz kalan öğrenci ve öğretmenlere tavsiyeler

Travmatik bir olayın ardından yaşanan uyku bozukluğu, kaygı, öfke, duygusal uyuşukluk, sürekli tetikte olma hali gibi tepkilerin normal bir durum olduğunu belirten Uzman Psikolog Çağatay Demirel, özellikle şiddete maruz kalan öğrenci ve öğretmenlere tavsiyelerini şöyle sıraladı:

“Bu tepkiler, zayıflık göstergesi değildir. Bunlar, beynin olağandışı bir deneyime verdiği olağan yanıtlardır. İyileşme mümkündür ve destek alarak çok daha hızlı gerçekleşir. Bir okul psikolojik danışmanı, psikolog ya da psikiyatristiyle görüşmekten çekinmemek, güvenilen bir yetişkinle konuşmak, haberlere ve olayı tekrar tekrar canlandıran içeriklere maruz kalmayı sınırlamak bu sürecin ilk adımlarıdır. Yemek, uyku ve günlük küçük rutinler, güvenlik hissi yaratmada beklenmedik ölçüde etkilidir. Öğretmenler için özellikle şunu vurgulamak gerekir: Şiddete tanıklık eden yetişkinler de destek alabilir. Kendi iyiliğini gözetmeyen bir yetişkin, zamanla hem kendine hem de öğrencilerine daha az yardımcı olabilir. Okula dönüş sürecini baskıyla değil, adım adım ve iş birliği içinde planlamak hem öğrenciler hem de öğretmenler için onarıcı bir geçiş sağlar.”

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Haber Kaynağı : BEYAZ

Bu haber toplamda 11 kez okunmuştur.
Haber Detay x Reklam Alanı
BENZER HABERLER
Haber Detay x Reklam Alanı

Yorum Ekle

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Zorunlu alanlar * ile işaretlenmiştir

Haber Detay x Reklam Alanı
Haber Detay x Reklam Alanı
PUAN DURUMU
O AV P
1 Galatasaray Galatasaray 29 67 68
2 Fenerbahçe Fenerbahçe 29 66 66
3 Trabzonspor Trabzonspor 29 56 64
4 Beşiktaş Beşiktaş 29 53 55
5 Başakşehir Başakşehir 29 47 47
6 Göztepe Göztepe 29 36 47
7 Samsunspor Samsunspor 29 34 39
8 Rizespor Rizespor 29 39 36
Tamamını Göster
15 Gençlerbirliği Gençlerbirliği 29 28 25
16 Kayserispor Kayserispor 29 21 23
17 Eyüpspor Eyüpspor 29 20 22
18 Karagümrük Karagümrük 29 26 20
O AV P
1 Erzurumspor Erzurumspor 35 79 78
2 Amed Sportif Amed Sportif 35 77 72
3 Esenler Erokspor Esenler Erokspor 35 79 70
4 Arca Çorum FK Arca Çorum FK 35 55 64
5 Bodrum FK Bodrum FK 35 69 62
6 Pendikspor Pendikspor 35 54 58
7 Keçiörengücü Keçiörengücü 35 67 54
8 Bandırmaspor Bandırmaspor 35 43 53
Tamamını Göster
17 Serik Belediyespor Serik Belediyespor 35 39 36
18 Sakaryaspor Sakaryaspor 35 44 33
19 Hatayspor Hatayspor 35 27 10
20 A.Demirspor A.Demirspor 35 20 -54
O AV P
1 Arsenal Arsenal 32 62 70
2 M.City M.City 31 63 64
3 M. United M. United 32 57 55
4 Aston Villa Aston Villa 32 43 55
5 Liverpool Liverpool 32 52 52
6 Chelsea Chelsea 32 53 48
7 Brentford Brentford 32 48 47
8 Everton Everton 32 39 47
Tamamını Göster
17 West Ham United West Ham United 32 40 32
18 Tottenham Tottenham 32 40 30
19 Burnley Burnley 32 33 20
20 Wolves Wolves 32 24 17
O AV P
1 Bayern Munih Bayern Munih 29 105 76
2 B. Dortmund B. Dortmund 29 60 64
3 VfB Stuttgart VfB Stuttgart 29 60 56
4 RB Leipzig RB Leipzig 29 56 56
5 Leverkusen Leverkusen 29 59 52
6 Hoffenheim Hoffenheim 29 57 51
7 E. Frankfurt E. Frankfurt 29 54 42
8 Freiburg Freiburg 29 42 40
Tamamını Göster
15 Werder Bremen Werder Bremen 29 32 28
16 St. Pauli St. Pauli 29 25 25
17 Wolfsburg Wolfsburg 29 39 21
18 FC Heidenheim FC Heidenheim 29 32 19
O AV P
1 Barcelona Barcelona 31 84 79
2 Real Madrid Real Madrid 31 65 70
3 Villarreal Villarreal 31 56 61
4 Atletico Madrid Atletico Madrid 31 51 57
5 Real Betis Real Betis 31 45 46
6 Celta Vigo Celta Vigo 31 44 44
7 Real Sociedad Real Sociedad 31 49 42
8 Getafe Getafe 31 27 41
Tamamını Göster
17 Alaves Alaves 31 35 33
18 Elche Elche 31 39 32
19 Levante Levante 31 35 29
20 Real Oviedo Real Oviedo 31 24 27
O AV P
1 Inter Inter 32 75 75
2 SSC Napoli SSC Napoli 32 48 66
3 AC Milan AC Milan 32 47 63
4 Juventus Juventus 32 55 60
5 Como Como 32 56 58
6 Roma Roma 32 45 57
7 Atalanta Atalanta 32 44 53
8 Bologna Bologna 32 42 48
Tamamını Göster
17 Cremonese Cremonese 32 26 27
18 Lecce Lecce 32 21 27
19 Verona Verona 32 23 18
20 Pisa Pisa 32 23 18
O AV P
1 PSG PSG 27 61 63
2 Lens Lens 28 54 59
3 Lille Lille 29 49 53
4 Marsilya Marsilya 29 58 52
5 Lyon Lyon 29 43 51
6 Rennes Rennes 29 49 50
7 AS Monaco AS Monaco 29 50 49
8 Strasbourg Strasbourg 28 46 43
Tamamını Göster
15 Nice Nice 29 34 28
16 Auxerre Auxerre 29 23 24
17 Nantes Nantes 28 24 19
18 Metz Metz 29 26 15
O AV P
1 PSV Eindhoven PSV Eindhoven 30 84 74
2 Feyenoord Feyenoord 30 62 55
3 NEC Nijmegen NEC Nijmegen 30 72 54
4 FC Twente FC Twente 30 51 53
5 Ajax Ajax 30 57 51
6 Alkmaar Alkmaar 30 52 48
7 FC Utrecht FC Utrecht 30 49 44
8 SC Heerenveen SC Heerenveen 30 53 44
Tamamını Göster
15 Excelsior Excelsior 30 31 28
16 Telstar Telstar 30 39 27
17 NAC Breda NAC Breda 30 30 25
18 Heracles Heracles 30 34 19
Reklam Alanı x Site Geneli
Reklam Alanı x Site Geneli
Uluslararası evden eve nakliyat Uluslararası nakliyat Uluslararası taşımacılık Yurt dışına ev taşıma