Başkan Zeynel Polat’tan TÜİK verilerine tepki: ‘Gerçek enflasyon halkın sofrasında’
ADIYAMAN (PERRE) - Şeriban ÖZÇAKMAK - KESK Adıyaman Şubeler Platformu, TÜİK'in enflasyon verilerini eleştirerek emekçilerin gerçek yaşam koşullarının ağırlaştığını vurguladı.
KESK Adıyaman Şubeler Platformu, TÜİK'in Nisan ayı enflasyon verilerine ilişkin yazılı açıklama yaptı. Platform adına açıklamayı Eğitim Sen Adıyaman Şube Başkanı Zeynal Polat gerçekleştirdi. Başkan Polat, açıklanan rakamların halkın yaşadığı gerçek ekonomik tabloyu yansıtmadığını belirterek, "Biz emekçiler, emekliler ve halk olarak yaşadığımız yoksulluğu ve sefalet koşullarını iliklerimize kadar hissediyoruz" dedi şunları söyledi.
"Maaşlarımız Daha Cebimize Girmeden Erimekte"
Yetkili sendikal yapıyı da eleştiren Polat, toplu sözleşme süreçlerinin emekçilerin lehine işlemediğini belirterek, "Bugün milyonlarca kamu emekçisi, emekli ve asgari ücretli için mesele artık yalnızca geçinmek değil, hayatta kalabilmektir. Maaşlarımız daha cebimize girmeden erimekte, temel ihtiyaçlarımız karşılanamaz hale gelmektedir. Kamu emekçilerini ve emeklileri yoksulluğa mahkûm eden bu düzen; yalnızca iktidarın ekonomi politikalarının değil, aynı zamanda milyonlarca emekçinin iradesini yok sayan, göstermelik toplu sözleşme mekanizmasının sonucudur" dedi.
Başkan Polat, açıklamasının devamında şu ifadelere yer verdi:
"TÜİK Gerçeği Gizlemeye Devam Etse De Biz Emekçiler Sefaleti İliklerimize Kadar Hissediyoruz!
TÜİK gerçeği gizlemeye devam etse de biz emekçiler, emekliler ve halk olarak yaşadığımız yoksulluğu, hayat pahalılığını ve sefalet koşullarını iliklerimize kadar hissediyoruz.
TÜİK'in açıkladığı Nisan ayı verilerine göre enflasyon aylık %4,18, yıllık ise %32,37 olmuştur. Yılın yalnızca ilk dört ayında resmi enflasyon %14,64'e ulaşmış, iktidarın 2026 yılı için öngördüğü %16'lık enflasyon hedefi daha şimdiden fiilen çökmüştür. ENAG verileri ise halkın gerçek yaşam koşullarını daha açık biçimde ortaya koymaktadır: Nisan ayında aylık enflasyon %5,07, yıllık enflasyon ise %55,38 olarak gerçekleşmiştir.
Açıklanan rakamlar ne olursa olsun; bizler pazarda, mutfakta, kirada, ulaşımda, faturada ve temel yaşam giderlerinde gerçek enflasyonu her gün yaşayarak görüyoruz. Kağıt üzerindeki manipülatif veriler, halkın yaşadığı ekonomik yıkımı gizleyememektedir.
Bugün milyonlarca kamu emekçisi, emekli ve asgari ücretli için mesele artık yalnızca geçinmek değil, hayatta kalabilmektir. Maaşlarımız daha cebimize girmeden erimekte, temel ihtiyaçlarımız karşılanamaz hale gelmektedir. Kamu emekçilerini ve emeklileri yoksulluğa mahkûm eden bu düzen; yalnızca iktidarın ekonomi politikalarının değil, aynı zamanda milyonlarca emekçinin iradesini yok sayan, göstermelik toplu sözleşme mekanizmasının sonucudur.
Ne yazık ki bu tablonun oluşmasında, toplu sözleşme süreçlerinde kamu emekçilerini ve emeklileri sefalet zamlarına mahkûm eden yetkili konfederasyonun da büyük payı vardır. Milyonlarca emekçinin hakkını savunmak yerine iktidarın politikalarına uyum sağlayan, gerçek bir mücadele hattı örmek yerine suskunluğu tercih eden bu anlayış; yaşanan ekonomik yıkım karşısında adeta üç maymunu oynamaya devam etmektedir. Yetkili konfederasyonun sorumluluğu yalnızca etkisiz kalmak değil, aynı zamanda kamu emekçilerinin iradesini teslim alan toplu sözleşme anlayışıyla yoksulluğun derinleşmesine zemin hazırlamaktır.
TÜİK verileri aynı zamanda mevcut toplu sözleşme sisteminin ve 4688 sayılı yasanın emekçiler açısından iflas ettiğinin açık göstergesidir. Kamu emekçilerinin gerçek temsilini, grev hakkını ve insanca yaşam talebini yok sayan bu sistem sürdürülemez.
KESK olarak taleplerimiz nettir:
* Grevli toplu sözleşme hakkımızın önündeki tüm engeller kaldırılmalı, 4688 sayılı yasa evrensel sendikal normlara uygun biçimde yeniden düzenlenmelidir.
* En geç Haziran ayı sonuna kadar gerçek bir toplu pazarlık masası kurulmalıdır.
* En düşük kamu emekçisi maaşı yoksulluk sınırının üzerine çıkarılmalıdır.
* Maaşlarımıza Nisan ayından itibaren ek %30 artış yapılmalıdır.
* 2023 Temmuz'dan itibaren uygulanan ilave seyyanen ödenek taban maaşlara yansıtılmalıdır.
* Tüm kamu emekçilerine 3600 ek gösterge verilmelidir.
* İlave seyyanen ödenek emekli aylıklarına da yansıtılmalıdır.
* Mülakat kaldırılmalı; liyakat ve eşitlik esas alınmalıdır.
* Kira, kreş, ulaşım ve temel yaşam desteği kamu emekçileri için güvence altına alınmalıdır.
Biz emekçiler biliyoruz ki gerçek enflasyon; TÜİK tablolarında değil, halkın boş tenceresinde, pazardaki filede, ödenemeyen kirada ve her gün biraz daha büyüyen yaşam mücadelesindedir.
KESK Adıyaman Şubeler Platformu olarak; tüm kamu emekçilerini, emeklileri ve halkımızı yoksulluğa, güvencesizliğe ve adaletsizliğe karşı ortak mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz.
İnsanca yaşam, güvenceli çalışma, adil ücret ve gerçek toplu sözleşme hakkımız için mücadelemizi sürdüreceğiz.
Yaşasın örgütlü mücadelemiz! Yaşasın emek, demokrasi ve adalet mücadelemiz!"
Kaynak : PERRE
Haber Kaynağı : PERRE
Bu haber toplamda 11 kez okunmuştur.Yorum Ekle
E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Zorunlu alanlar * ile işaretlenmiştir































































































