Reklam Alanı x Site Geneli
Kule Reklam
Kule Reklam -1
Menu
Reklam Alanı x Site Geneli

Prof. Dr. Nevzat Tarhan: “Dostluk duygusunu kaybettiğimiz için yalnızız"

Üsküdar Üniversitesi tarafından bu yıl “Gençlik ve Yalnızlık” temasıyla düzenlenen “7.

Reklam Alanı
GİRİŞ: 25 Aralık 2025 - 12:05
Prof. Dr. Nevzat Tarhan: “Dostluk duygusunu kaybettiğimiz için yalnızız"
Fotoğraf : BEYAZ
Reklam Alanı x Haber Detay
Haber Detay x Reklam Alanı

Üsküdar Üniversitesi tarafından bu yıl “Gençlik ve Yalnızlık” temasıyla düzenlenen “7. Uluslararası Yalnızlık Sempozyumu”, Merkez Yerleşke Nermin Tarhan Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi.

Sempozyumun açılış konuşmalarını Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü ve Yönetim Üst Kurulu Başkanı Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nazife Güngör ve Sempozyum Düzenleme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı yaptı.

Gelecekte insanlığı bekleyen büyük tehlike yalnızlık!

Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü ve Yönetim Üst Kurulu Başkanı Prof. Dr. Nevzat Tarhan, yalnızlık konusunu gündeme getirmelerinin temel nedeninin gelecekte insanlığı bekleyen büyük bir tehlikeyi fark etmeleri olduğunu ifade ederek, “Yalnızlık Sempozyumu’nun yedincisini gerçekleştiriyoruz. Bir psikiyatrist olarak yalnızlığın neden bu kadar önemli olduğunu özellikle gelecekte bekleyen tehlikeyi gördüğümüz için gündeme getirme ihtiyacı hissettik.” dedi.

Prof. Dr. Tarhan, günümüzde literatürde giderek daha fazla tartışılan “Kaliforniya Sendromu” kavramına dikkat çekerek, “Bu sendromun dört temel belirtisi var. Kaliforniya Sendromu’nun birinci belirtisi hedonizmdir; yani haz odaklı yaşam felsefesi. Aslında Aristoteles bunu 2500 yıl önce söylemişti. İki tür mutluluk vardır: Biri hedonik mutluluk, yani haz mutluluğu; diğeri ise ödomanik mutluluk, yani anlam mutluluğu.” diye konuştu.

“İnsan ancak anlam peşinde koştuğunda gerçekten mutlu olabiliyor”

Haz ve anlam mutluluğunun nörobiyolojik karşılıklarının da ortaya konduğunu belirten Prof. Dr. Tarhan, modern yaşamın anlam mutluluğunu ihmal ettiğini vurguladı ve “Haz mutluluğu beyinde dopaminle ilişkilidir; kısa vadeli ve geçicidir. Anlam mutluluğu ise serotoninle ilgilidir; daha yavaş salgılanır ama daha kalıcıdır. Kapitalist sistem hedonik mutluluğu tercih etmiş, anlam mutluluğunu ihmal etmiştir. Oysa insan ancak anlam peşinde koştuğunda gerçekten mutlu olabiliyor.” şeklinde konuştu.

Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisine de değinen Prof. Dr. Tarhan, psikolojide uzun süre göz ardı edilen önemli bir noktaya dikkat çekerek, “Maslow, son dönemde vefatından önce ihtiyaçlar hiyerarşisinin en tepesine ‘kendini gerçekleştirme’yi değil, ‘kendini aşma’yı koymuştu. Kendini aşmanın en üst noktasında ise başkalarına yardım etmek ve manevi ihtiyaçlar vardı. Bu gerçek 2017 yılında açıklandı.” ifadesinde bulundu.

“Bencil insan, yaşlılık veya zorluk anlarında derin bir yalnızlık hissi yaşar”

Kaliforniya Sendromu’nun ikinci belirtisinin egoizm ve narsisizm olduğunu belirten Prof. Dr. Tarhan, özellikle gençler arasında narsisizmin hızla yayıldığını söyledi.

“ABD’de ‘Narsisizm Epidemisi’ adıyla kitaplar yayımlandı. Narsisizm, egoizmin kişilik haline gelmesidir. Bencil insan, güçlü ve sağlıklı olduğu zaman iyidir; ancak hastalık, yaşlılık veya zorluk anlarında derin bir yalnızlık hissi yaşar.” diye konuşan Prof. Dr. Nevzat Tarhan, bu sürecin kaçınılmaz olarak yalnızlık ve depresyonu beraberinde getirdiğini vurguladı.

Dünyada depresyon küresel ölçekte artıyor

Prof. Dr. Tarhan, “Kaliforniya Sendromu’nun üçüncü belirtisi yalnızlık, dördüncü belirtisi ise mutsuzluk ve depresyondur. Bugün dünyada depresyonun küresel ölçekte artışında bir virüs mü var diye araştırılıyor. Aslında burada virüs, hedonizm virüsüdür.” dedi.

Yalnızlıkla baş etmenin yolunun anlam odaklı bir yaşamdan geçtiğini ifade eden Prof. Dr. Tarhan, insanın yalnızlığı kendini değiştirmek ve olgunlaşmak için bir fırsata dönüştürebileceğini anlattı.

Gençler yaşlılardan daha yalnız

Gençlik ve yalnızlık arasındaki ilişkiye de değinen Prof. Dr. Tarhan, İngiltere’de yapılan geniş kapsamlı bir araştırmanın çarpıcı sonuçlarını paylaştı ve “Manchester Üniversitesi ve BBC’nin 55 bin kişiyle yaptığı araştırmada, 16-24 yaş arası gençlerin yüzde 40’ı ‘çok yalnızım’ diyor. 75 yaş üzerindekilerde bu oran yüzde 27. Yani gençler, yaşlılardan daha yalnız.” diye konuştu.

Yalnızlığın artık devlet politikalarını da etkilediğini vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, “İngiltere 2018’de, Japonya ise 2021’de Yalnızlık Bakanlığı kurdu. Birleşmiş Milletler, geleceği bekleyen üç büyük tehlike tanımlıyor: Gelir eşitsizliği, iklim değişikliği ve yalnızlık.” ifadesinde bulundu.

Gençlerdeki yalnızlığın nedeni dijital yalnızlık!

Gençlerde yalnızlığın en önemli nedenlerinden birinin dijital yalnızlık olduğunu da belirten Prof. Dr Tarhan, “Dijital dünyada ilişki çok ama derinlik yok. Sosyal paylaşım var ama duygusal paylaşım yok. Sosyal medya aslında sosyal değil; sanal medyadır. Duygusal aktarımın olmadığı yerde yalnızlık vardır.” dedi.

Konuşmasının sonunda, sağlıklı ve mutlu bir yaşamın temelinde derin ve anlamlı ilişkilerin yer aldığını vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, Harvard Üniversitesi’nin 75 yıl süren araştırmasına atıfta bulunarak, “En uzun, en mutlu ve en sağlıklı yaşayanlar; zengin, ünlü veya başarılı olanlar değil, derin ve anlamlı ilişkileri olan kişiler.” şeklinde konuştu.

Türk kültüründeki “dost” kavramının altını çizen Prof. Dr. Tarhan, “Dost, insanın kendini yalnız hissettiğinde konuşabileceği kişidir. Güvenli ilişki kurabildiği, zor anında yanında olan kişidir. Dostluk duygusunu kaybettiğimiz için yalnızız. Anadolu irfanına, Doğu bilgeliğiyle Batı’nın bilimsel birikimini sentezlemeye ihtiyacımız var. Bu sorun ancak böyle çözülebilir.” şeklinde sözlerini tamamladı.

Prof. Dr. Nazife Güngör: “Yalnızlık, gündelik yaşamın içine yerleşmiş bir problem haline geldi”

Konuşmasına sempozyuma katılanları selamlayarak başlayan Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nazife Güngör, “Önemli bir sempozyum, çok önemli bir konu. Son derece ciddi; çağımızın temel problemlerinden biriyle karşı karşıyayız.” dedi.

Yalnızlığın artık gündelik hayatın doğal bir parçası haline geldiğini vurgulayan Prof. Dr. Güngör, bireylerin yalnızlaşmasını sadece teorik bir mesele olarak değil, yaşanan ve hissedilen bir gerçeklik olarak değerlendirdi ve “Bugün artık bireylerin yalnızlaştığını sadece akademik metinlerde değil, günlük konuşmalarımızın içinde de dile getiriyoruz. Çünkü görüyoruz, hissediyoruz ve yaşıyoruz. Yalnızlık, gündelik yaşamın içine yerleşmiş bir problem haline geldi.” diye konuştu.

“Teknolojiyle birlikte aile içi ilişkiler zayıfladı”

Yalnızlaşmanın tarihsel kökenlerine de değinen Prof. Dr. Güngör, modernleşme süreciyle birlikte aile yapısında yaşanan dönüşümlerin bu süreci hızlandırdığına dikkat çekti. Prof. Dr. Güngör, “Aslında modernleşmeyle birlikte bireyin yalnızlaşmaya başladığını söyleyebiliriz. Bunun en önemli nedenlerinden biri büyük aileden, geleneksel aileden çekirdek aileye geçiştir. Elbette çekirdek ailenin modern yaşam açısından olumlu yönleri vardı; sanayileşmiş kentlerin bir gereği haline gelmişti. Ancak bu dönüşüm, kuşaklar arası kopuşu da beraberinde getirdi.” şeklinde konuştu.

Aile yapısındaki bu parçalanmanın zamanla daha derin bir yalnızlaşmaya dönüştüğünü belirten Prof. Dr. Güngör, “Teknolojiyle birlikte aile içi ilişkiler zayıfladı. Çekirdek ailelerde bile ebeveynlerle çocukların arasına teknoloji girdi. Bu aracıyla birlikte aile bireyleri giderek birbirinden kopmaya başladı. İlk etapta bu durum özerklik ve özgürlük hissi verdi; hatta bir süre bunun keyfi yaşandı. Ancak zaman içinde aile bireylerinin aynı evin içinde bile birbirleriyle iletişim kurmadığını, kursalar bile bunu artık bir araç üzerinden yaptıklarını görmeye başladık.” ifadesinde bulundu.

“Yalnızlıktan haz almaya başladık”

Günümüzde bireylerin sanal dünya ile kurduğu ilişkinin gerçek sosyal ilişkilerin yerini aldığını söyleyen Prof. Dr. Güngör, “Artık her birimiz elimizdeki mobil telefonların sunduğu sanal dünyayla ilişki kuruyoruz. Bir kafeye sohbet etmek için gidiyoruz, aynı masada oturuyoruz ama birkaç dakika sonra hepimiz o kafenin dışındayız. Aynı masadayız ama her birimiz başka bir dünyadayız.” dedi.

Bu sürecin en tehlikeli boyutunun yalnızlıktan haz almaya başlanması olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Güngör, “Garip bir yalnızlaşma ve kopma yaşıyoruz. Daha da vahimi, yalnızlıktan haz almaya başladık. Bireylerin birbirine ihtiyaç duymamaya başlaması çok büyük bir tehlike. Oysa insan dediğimiz varlık sosyal bir varlıktır. Bugün bu sosyal varlık olma halinin çelişkilerini derin biçimde yaşamaya başladık.” diye konuştu.

Modern ve postmodern süreçlerin bireyi ve aileyi parçaladığını belirten Prof. Dr. Güngör, insanın artık hem gerçek hem de sanal dünyada parçalı bir yaşam sürdürdüğünü ifade etti ve “Bir yandan somut gerçeklikte yaşıyoruz, diğer yandan sanal gerçeklikte var oluyoruz. Bu da bizi parçalı hale getiriyor. İlk başta keyif verici gibi görünen bu durum, zamanla insanın kendi çelişkileriyle yüzleştiği çok daha vahim bir süreci beraberinde getiriyor.” ifadesinde bulundu.

“Makinelerle birlikte bir şeyleşme sürecine girdik”

Teknolojinin insanı makinelere bağımlı hale getirdiğini söyleyen Prof. Dr. Güngör, bu süreci “şeyleşme” kavramıyla açıkladı ve “Birbirimizden uzaklaşırken makinelerle bütünleşmeye başladık. Makinelere eklemlendik. İnsan olmaktan, birey olmaktan uzaklaşıp, makinelerle birlikte bir şeyleşme sürecine girdik. Bu son derece kaygı verici bir durum.” dedi.

Duyguların ve zihinsel süreçlerin de bu dönüşümden etkilendiğini vurgulayan Prof. Dr. Güngör, “Duygularımız yumuşuyor, hatta olumsuz anlamda duygularımızdan arınmaya başlıyoruz. Zihnimizi yapay zekâya, duygularımızı sanal âleme teslim ediyoruz. Bunun sonucunda yalnızlaşma ve yabancılaşmanın iç içe geçtiği çok garip bir sürecin tam ortasında bulunuyoruz.” diye sözlerini tamamladı.

Prof. Dr. Süleymanlı: “Gençlerimiz zaman zaman kendilerini duyulmamış ve yalnız hissetmektedir”

Sempozyum Düzenleme Kurulu Başkanı ve Üsküdar Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, Kazakistan’ın başkenti Astana’dan çevrimiçi katılarak gençlerin dijital çağda giderek derinleşen yalnızlık deneyimlerine dikkat çekti.

Bu yıl sempozyumun ana temasının özellikle gençlik olarak belirlendiğini vurgulayan Prof. Dr. Süleymanlı, dijitalleşmenin gençlerin sosyal ilişkilerini dönüştürdüğüne işaret ederek, “Dijital çağın sunduğu tüm iletişim imkânlarına rağmen, sosyal medya üzerinden sürekli etkileşim içinde olan gençlerimiz zaman zaman kendilerini duyulmamış ve yalnız hissetmektedir. Bu tablo, gençlerin yaşadığı yalnızlığın bireysel tercihlerden ziyade içinde bulundukları toplumsal koşullarla yakından ilişkili olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.” dedi.

Sempozyum süresince gençlerin yalnızlık deneyimlerini şekillendiren çok sayıda başlığın ele alınacağını belirten Prof. Dr. Süleymanlı, “Göçmen gençlikten üniversite gençliğine, dijital kuşaktan sosyal medya fenomenlerine, otizmli gençlerin özgün yalnızlık deneyimlerinden yurt dışında öğrenim gören gençlerin yaşadığı yalnızlık olgusuna kadar pek çok başlığı karşılaştırmalı bir bakış açısıyla ele alacağız. Bu gruplar, günümüzde yalnızlığın yeni ve farklı görünümlerini en yoğun biçimde deneyimleyen toplumsal kesimler arasında yer almaktadır.” diye konuştu.

‘Gençlik, Dijitalleşme ve Yalnızlık’ araştırması

Her yıl olduğu gibi bu yıl da kapsamlı bir alan araştırmasının sempozyum kapsamında paylaşılacağını dile getiren Süleymanlı, “Sempozyumumuz kapsamında Method Research Company ile iş birliği içerisinde Türkiye genelinde gerçekleştirdiğimiz ‘Gençlik, Dijitalleşme ve Yalnızlık’ başlıklı geniş kapsamlı alan araştırmasının bulgularını da değerlendireceğiz.

Sempozyumun yalnızca sorunları tespit etmeyi değil, çözüm üretmeyi hedeflediğini vurgulayan Prof. Dr. Süleymanlı, “Biz burada yalnızlığı kader gibi kabullenen bir yaklaşımı değil; dönüştürülebilir bir toplumsal mesele olarak ele alan bir anlayışı güçlendirmeyi amaçlıyoruz. Yalnızca sorunları tanımlayan değil, aynı zamanda çözüm üreten bir akademik zemin oluşturmayı önemsiyoruz.” ifadesinde bulundu.

Yalnızlığın evrensel bir mesele olduğunun altını çizen Prof. Dr. Süleymanlı, “Sempozyumda bu yıl Azerbaycan, Finlandiya, İsviçre, Kazakistan, Rusya ve Özbekistan olmak üzere altı ülkeden yüz yüze ve çevrim içi katılımla geniş bir uluslararası temsil sağlanmıştır. Bu tablo, yalnızlık olgusunun sınırları aşan, evrensel bir sorun olduğunu bir kez daha ortaya koymaktadır.” dedi.

Dijitalleşen dünyada gençlerin yalnızlık serüveni ele alındı

Moderatörlüğünü Dr. Öğr. Üyesi Nihan Kalkandeler Özdin’in yaptığı birinci oturumda; Düzce Üniversitesi’nden Prof. Dr. Metin Kılıç “Modernleşen Aile ve Dijitalleşen Gençlik”, Finlandiya Kızılhaçı’ndan Annakatriina Jylhä ve Tommi Korhonen “Yalnızlığın Gönüllülükle Önlenmesi”, Marmara Üniversitesi’nden Doç. Dr. Müge Akbağ “Gençlikte İlişkisel İhtiyaçlar” ve çevrim içi katılımıyla Prof. Dr. Mustafa Koç “Duyguda Yaşayan Gençliğin Yalnızlık Mücadelesi” başlıklı sunumlarını gerçekleştirdi.

Türkiye’de Gençliğin Yalnızlığı Araştırması sonuçları açıklandı

Sempozyumun en dikkat çekici bölümlerinden birinde; Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, Dr. Öğr. Üyesi Nihan Kalkandeler Özdin ve Method Research Company’den Hale Aslı Kılıç tarafından hazırlanan “Türkiye’de Gençlik, Yalnızlık ve Dijitalleşme: Güncel Araştırma Bulguları” ilk kez kamuoyuyla paylaşıldı.

Öğleden önceki ikinci oturumda ise; NEET (ne eğitimde ne istihdamda olan) gençlerden göçmen gençlere, otizmli bireylerden uluslararası öğrencilere kadar geniş bir yelpazede “Gençlik ve Toplumsal Yalnızlık Deneyimleri” ele alınacak. Doç. Dr. Cihan Ertan, Dr. Gökhan Özcan, Uzman Klinik Psikolog Buse Duran Birlik, Serden Ferhatoğlu Anıl (İsviçre), Nuriye Novruzova (Konuşma Terapisti) ve Sümeyra Yaman (Çocuk Gelişimi Uzmanı) gençlikte yalnızlığın psikopatolojik ve sosyolojik boyutlarını değerlendirildi.

Sempozyumun öğleden sonraki bölümü çevrim içi olarak devam etti. Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı moderatörlüğündeki bu bölümde; Rusya (RUDN Üniversitesi), Özbekistan, Kazakistan, Kırgızistan ve Azerbaycan’dan katılan bilim insanları, kendi ülkelerindeki gençlik yalnızlığı, siber politikalar ve sosyal medya düzenlemeleri üzerine sunumlar yaptı. 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Haber Kaynağı : BEYAZ

Bu haber toplamda 102 kez okunmuştur.
Haber Detay x Reklam Alanı
BENZER HABERLER
Haber Detay x Reklam Alanı

Yorum Ekle

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Zorunlu alanlar * ile işaretlenmiştir

Haber Detay x Reklam Alanı
Haber Detay x Reklam Alanı
PUAN DURUMU
O AV P
1 Galatasaray Galatasaray 33 77 77
2 Fenerbahçe Fenerbahçe 33 74 73
3 Trabzonspor Trabzonspor 33 61 69
4 Beşiktaş Beşiktaş 33 57 59
5 Göztepe Göztepe 33 42 55
6 Başakşehir Başakşehir 33 56 54
7 Samsunspor Samsunspor 33 43 48
8 Rizespor Rizespor 33 44 40
Tamamını Göster
15 Gençlerbirliği Gençlerbirliği 33 33 31
16 Antalyaspor Antalyaspor 33 32 29
17 Kayserispor Kayserispor 33 25 27
18 Karagümrük Karagümrük 33 29 27
O AV P
1 Erzurumspor Erzurumspor 38 82 81
2 Amed Sportif Amed Sportif 38 81 74
3 Esenler Erokspor Esenler Erokspor 38 81 74
4 Arca Çorum FK Arca Çorum FK 38 63 71
5 Bodrum FK Bodrum FK 38 71 64
6 Pendikspor Pendikspor 38 58 63
7 Keçiörengücü Keçiörengücü 38 73 60
8 Bandırmaspor Bandırmaspor 38 47 60
Tamamını Göster
17 Serik Belediyespor Serik Belediyespor 38 44 39
18 Sakaryaspor Sakaryaspor 38 45 34
19 Hatayspor Hatayspor 38 33 14
20 A.Demirspor A.Demirspor 38 22 -54
O AV P
1 Arsenal Arsenal 36 68 79
2 M.City M.City 36 75 77
3 M. United M. United 36 63 65
4 Liverpool Liverpool 36 60 59
5 Aston Villa Aston Villa 36 50 59
6 Bournemouth Bournemouth 36 56 55
7 Brighton Brighton 36 52 53
8 Brentford Brentford 36 52 51
Tamamını Göster
17 Tottenham Tottenham 36 46 38
18 West Ham United West Ham United 36 42 36
19 Burnley Burnley 36 37 21
20 Wolves Wolves 36 25 18
O AV P
1 Bayern Munih Bayern Munih 33 117 86
2 B. Dortmund B. Dortmund 33 68 70
3 RB Leipzig RB Leipzig 33 65 65
4 VfB Stuttgart VfB Stuttgart 33 69 61
5 Hoffenheim Hoffenheim 33 65 61
6 Leverkusen Leverkusen 33 67 58
7 Freiburg Freiburg 33 47 44
8 E. Frankfurt E. Frankfurt 33 59 43
Tamamını Göster
15 Werder Bremen Werder Bremen 33 37 32
16 Wolfsburg Wolfsburg 33 42 26
17 FC Heidenheim FC Heidenheim 33 41 26
18 St. Pauli St. Pauli 33 28 26
O AV P
1 Barcelona Barcelona 36 91 91
2 Real Madrid Real Madrid 36 71 80
3 Villarreal Villarreal 36 67 69
4 Atletico Madrid Atletico Madrid 36 60 66
5 Real Betis Real Betis 36 56 57
6 Celta Vigo Celta Vigo 36 51 50
7 Getafe Getafe 36 31 48
8 Real Sociedad Real Sociedad 36 55 45
Tamamını Göster
17 Elche Elche 36 47 39
18 Mallorca Mallorca 36 44 39
19 Levante Levante 36 44 39
20 Real Oviedo Real Oviedo 36 26 29
O AV P
1 Inter Inter 36 85 85
2 SSC Napoli SSC Napoli 36 54 70
3 Juventus Juventus 36 59 68
4 AC Milan AC Milan 36 50 67
5 Roma Roma 36 55 67
6 Como Como 36 60 65
7 Atalanta Atalanta 36 50 58
8 Bologna Bologna 36 45 52
Tamamını Göster
17 Lecce Lecce 36 24 32
18 Cremonese Cremonese 36 30 31
19 Verona Verona 36 24 20
20 Pisa Pisa 36 25 18
O AV P
1 PSG PSG 33 73 76
2 Lens Lens 33 62 67
3 Lille Lille 33 52 61
4 Lyon Lyon 33 53 60
5 Rennes Rennes 33 58 59
6 Marsilya Marsilya 33 60 56
7 AS Monaco AS Monaco 33 56 54
8 Strasbourg Strasbourg 33 53 50
Tamamını Göster
15 Auxerre Auxerre 33 32 31
16 Nice Nice 33 37 31
17 Nantes Nantes 33 29 23
18 Metz Metz 33 32 16
O AV P
1 PSV Eindhoven PSV Eindhoven 33 96 81
2 Feyenoord Feyenoord 33 68 62
3 FC Twente FC Twente 33 58 58
4 NEC Nijmegen NEC Nijmegen 33 75 56
5 Ajax Ajax 33 62 55
6 Alkmaar Alkmaar 33 55 51
7 FC Utrecht FC Utrecht 33 53 50
8 SC Heerenveen SC Heerenveen 33 57 50
Tamamını Göster
15 Telstar Telstar 33 47 34
16 FC Volendam FC Volendam 33 34 32
17 NAC Breda NAC Breda 33 32 28
18 Heracles Heracles 33 34 19
Reklam Alanı x Site Geneli
Reklam Alanı x Site Geneli
Uluslararası evden eve nakliyat Uluslararası nakliyat Uluslararası taşımacılık Yurt dışına ev taşıma