Reklam Alanı x Site Geneli
Kule Reklam
Kule Reklam -1
Menu
Reklam Alanı x Site Geneli

Prof. Dr. Nevzat Tarhan: “Antidepresan kullanımı, depresyon artış hızından daha hızlı yükseliyor"

Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof.

Reklam Alanı
GİRİŞ: 03 Mart 2026 - 11:26
GÜNCELLENME: 03 Mart 2026 - 11:27
Prof. Dr. Nevzat Tarhan: “Antidepresan kullanımı, depresyon artış hızından daha hızlı yükseliyor"
Fotoğraf : BEYAZ
Reklam Alanı x Haber Detay
Haber Detay x Reklam Alanı

Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, depresyonun nedenleri ve çözüm yolları konusunu değerlendirdi.

Toplumun yaklaşık yüzde 50’sinde depresif ruh hali vardır

Prof. Dr. Tarhan, depresyonu değerlendirirken öncelikle depresif hissetmenin herkes için doğal bir deneyim olduğunun altını çizerek, “Moral bozukluğu dediğimiz depresif ruh hali zaman zaman herkeste olur. Bu bazen birkaç saat sürer, bazen kaygıyla birlikte yaşanır. Depresyon dediğimiz çökkünlük hâlinin birçok alt tipi var. Bir şeyden zevk alamama, hüzün, elem, keder gibi duygular bu hâlin temelini oluşturur. Toplumun yaklaşık yüzde 50’sinde depresif ruh hali vardır.” dedi.

Üç gün sürerse minör, 15 günü aşarsa majör depresyon

Depresyonun süresinin klinik değerlendirmede kritik olduğunu belirten Prof. Dr. Tarhan, “Üç gün süren çökkünlük minör depresyon olarak tanımlanır. Eğer 15 günü geçer ve devamlılık gösterirse majör depresyon kabul edilir. Eğer bu ruh hali kronikleşirse distimi adını verdiğimiz daha hafif ama uzun süreli depresyon türüyle karşı karşıya kalırız.” diye konuştu.

Distimide kişide sürekli bir çökkünlük hâli bulunduğunu dile getiren Prof. Dr. Tarhan, “Siklotimi ise kişinin bir dönem depresif, bir dönem aşırı neşeli olmasıyla karakterize ediliyor. Sabah çocuğunu sevgiyle kucaklayıp öğleden sonra ‘Seni neden doğurdum?’ diyebilecek kadar değişken ruh hâli gösterebilen kişiler, borderline kişilik örüntüsünde görülebiliyor. Anksiyete bozuklukları çoğu zaman moral bozukluğu olarak algılansa da depresyonun temelinde çökkünlük hissi yer alıyor.” ifadesinde bulundu. 

Antidepresan kullanımındaki artış depresyonun arttığı anlamına gelmiyor

Prof. Dr. Tarhan, klasik anlamda majör depresyonun oranının dünya literatüründe yüzde 17 civarında olduğuna işaret ederek, “Ancak antidepresan kullanımı, depresyon artış hızından daha hızlı yükseliyor. Birçok kişi antidepresanı farklı gerekçelerle kullanıyor. Antidepresan kullanımındaki artış depresyonun arttığı anlamına gelmiyor. Günümüzde fizik tedavi uzmanlarından dahiliyecilere kadar birçok branş hekimi antidepresan reçete ediyor. Kalp rahatsızlığı geçiren bir hastaya dahi çoğu zaman hemen antidepresan yazılabiliyor. Kullanım son 10 yılda kutu bazında yüzde 50’nin üzerinde artmış durumda. Bu artış küresel ölçekte gözlenirken Türkiye’de çok daha hızlı ilerliyor.” şeklinde konuştu. 

Örtülü depresyon mide-bağırsak sorunları, fibromiyalji, omuz–boyun–bel ağrılarıyla görülüyor

Depresyonun farklı biçimleri bulunduğunu, örtülü (maskeli) depresyonun en dikkat çekici olanlardan biri olduğunu söyleyen Prof. Dr. Tarhan, şöyle devam etti:

“Kişi depresyonda olduğunun farkında olmuyor; yakın çevresi tarafından da anlaşılmayabiliyor. Belirtiler çoğu zaman mide-bağırsak sorunları, fibromiyalji, omuz–boyun–bel ağrıları gibi fiziksel şikâyetlerle kendini gösteriyor. Kronik strese bağlı gelişen bu psiko-fizyolojik tablolar antidepresan kullanımına yönlendiriyor. Bağırsak–beyin aksı depresyonun oluşumunda kritik bir role sahip. Serotoninin hammaddeleri bağırsakta üretiliyor; faydalı bakteriler bu süreçte belirleyici. Bağırsak mikrobiyotasındaki bozulma depresyonu tetikleyebiliyor. Farelerle yapılan deneylerde, depresyondaki bir insanın bağırsak mikrobiyotasının aktarılmasıyla hayvanlarda depresif davranış modellerinin oluştuğu gözlemlenmiş durumda. Yani bağırsak sağlığı ile duygu durum arasındaki ilişki artık bilimsel olarak net biçimde ortaya konuluyor. Bu nedenle bazı hastalar dahiliyeye başvurduğunda antidepresan tedavisinden fayda gördüklerini ifade ediyor ve hekimler de benzer şikâyetlerde antidepresan reçete etmeye devam ediyor.”

Antidepresanların beyindeki ağlama devresini bloke edebildiğini dile getiren Prof. Dr. Tarhan, “İçiniz ağlar ama gözünüzden yaş gelmez. Bu nedenle herkese rastgele verilmemesi gerekir.” şeklinde konuştu.

Aynı olayı yaşayan herkes aynı şekilde depresyona girmiyor

Depresyonun hafif türlerinin çoğu zaman psikoterapiyle iyileşebildiğini kaydeden Prof. Dr. Tarhan, “Beslenme bozukluklarının düzeltilmesi ve beslenme psikiyatrisi kapsamında yapılan düzenlemeler de depresif belirtileri azaltabilir. Bu nedenle depresyon belirtileri görülür görülmez hemen ilaç başlamak doğru değildir; belirtilerin süresi mutlaka değerlendirilmelidir. Kişinin ne zamandır depresif hissettiği tanıda kritik öneme sahiptir. Bazı kişiler genetik olarak depresyona daha yatkındır. Bu kişiler küçük streslerle bile depresyona girebilir. Bu nedenle depresyon tedavisine direnç gösteren vakalarda genetik analiz yapılır; kişilerin depresyon yatkınlığı bu genler üzerinden değerlendirilir. Aynı olayı yaşayan herkesin aynı şekilde depresyona girmemesinin nedeni de budur. Kimileri depresyonu açık ve belirgin şekilde yaşarken, kimileri örtülü şekilde yaşayabilir.” dedi.

Konformizm mi antidepresan kullanımını artırdı?

Depresyonu tetikleyen nedenlerin çeşitli olduğunu, travmatik yaşantılar, şok edici deneyimler veya çocukluk çağı travmalarının depresyon başlangıcına zemin hazırlayabileceğini anlatan Prof. Dr. Tarhan, “Ancak depresyon her zaman bir stresle ilişkilendirilmez. Hiçbir problemi, travması veya üzülme sebebi olmayan kişilerde bile depresyon aniden başlayabilir. Çünkü depresyonun altıdan fazla alt tipi tanımlanmıştır ve bunların bazıları stresle tamamen bağımsızdır. Beyindeki büyüme faktörlerinin azalması depresif bir tabloya yol açabilir. Demans gibi nörodejeneratif süreçlerde de benzer mekanizmalar görülür. Erkeklerin depresyonu atipik yaşanır, öfkelilik şeklinde yaşanır.” ifadesinde bulundu.

Depresyonun yaygınlaşmasından çok konformizmin yaygınlaşmasının antidepresanların küresel patlamasının nedeni olduğunu ifade eden Prof. Dr. Tarhan, “İnsanlar en ufak olumsuz duyguya bile tahammül edemiyor. Hayatın bir parçası olan sıkıntı, hüzün ve çökkünlük hemen ilaçla bastırılmaya çalışılıyor.” diye konuştu.

Bir günlük moral bozukluklarında hemen ilaca başvurmak doğru değil

Modern yaşamın getirdiği konforculuk ve kolaycılık kültürünün, bireylerin en küçük zorlukta hızla psikiyatrik çözümlere yönelmesine neden olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, “Konformizm, yani konforculuk ve rahatçılık tüm dünyada yaygınlaşıyor. Toplum olarak biz de bu akıma kapıldık. İnsanlar ufak bir engelle karşılaşınca hemen antidepresana yöneliyor. Çocukları bile böyle büyütüyoruz. Halbuki düşmeden çocuk büyümez; su yutmadan yüzme öğrenilmez. Bir günlük, yarım günlük moral bozukluklarında hemen ilaca başvurmak doğru değil. Kişi önce kendi çözüm üretmeye çalışmalı. Eğer bu durum 15 gün boyunca sürer ve majör depresif belirtiler gösterirse o zaman uzman desteğine başvurmak gerekir. Depresif ruh hali herkeste olur; insan robot değildir.” ifadesinde bulundu.

Psikolojik sermaye, finansal sermaye gibi yönetilmeli

Psikolojik sermayenin, finansal sermaye gibi yönetilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Tarhan, beynin default mode networkünün depresif süreçlerde aşırı çalıştığını söyledi. Prof. Dr. Tarhan, “Bu ağı en iyi düzenleyen şey, kişinin amaçlı yaşaması. Sabah uyandığında bir amacı olan, orta-uzun vadeli hedefleri bulunan kişiler psikolojik sermayesini iyi yönetir ve depresyona zemin bırakmaz. Akış deneyimini yakalayan kişi daha dayanıklı olur.” şeklinde konuştu.

Prof. Dr. Tarhan, anlam ve amaç peşinde koşmanın psikolojik dayanıklılığın beş ayağından biri olduğunu hatırlatarak, “Kişi bir sorunla karşılaştığında çözebiliyorsa çözer. Çözemiyorsa onu zihninde bir kutuya koyar, rafa kaldırır. Zamanı gelince o rafı açar ve çözer. Devamlı takıntı yapmaz. Bu, terapilerde kullandığımız yöntemlerden biridir.” dedi.

İnançlar bireyin stres yönetimi üzerinde önemli bir rol oynuyor

İnançların bireyin stres yönetimi üzerinde önemli bir rol oynadığını da ifade eden Prof. Dr. Tarhan, kişinin zihnindeki Tanrı tasavvurunun güven duygusunu etkilediğini söyledi ve “Her şeyi kontrol eden güçlü bir ilahi tasavvur kişide huzur ve huşu duygusu uyandırır. Bu, terapide ‘radikal kabullenme’ dediğimiz mekanizmayı doğal olarak çalıştırabilir.” ifadesinde bulundu.

Avrupa’da antidepresan kullanım oranları incelendiğinde Portekiz’in dikkat çekici şekilde öne çıktığını belirten Prof. Dr. Tarhan, “Yedi yıl içinde hem kullanım miktarı hem de artış hızı bakımından Portekiz öne çıkıyor. Bunun arkasında kültürel kırılganlık mı var, yoksa o bölgede özel bir genetik duyarlılık mı bulunuyor, araştırmak lazım.” şeklinde konuştu.

Depresyon unutkanlık ile de ortaya çıkabiliyor

Prof. Dr. Tarhan, depresyonun beklenmedik şekillerde ortaya çıkabileceğini belirterek, “Hiç depresyona girmeyen bir kimsede birden depresyon başlıyor. ‘Hayatımda antidepresan kullanmadım, şimdi neden kullanayım?’ diyor. Oysa depresyon bazen unutkanlık gibi bile ortaya çıkabiliyor. Buna ‘sekonder unutkanlık’ deniyor. Depresyonda dikkat bozulduğu için hafıza yavaşlar, kişi kendini unutkan zanneder.” ifadesinde bulundu.

Duyguların depresyondaki belirleyici rolüne vurgu yapan Prof. Dr. Tarhan, “Bir kişi kedisi öldüğü için bile ciddi depresyona girebilir. Çünkü sevgi yatırımını ona yapmıştır. Duygular depresyonda çok önemlidir. Damasio’nun deyimiyle: ‘Hissediyorum, öyleyse varım.’ Hisler aklın önüne geçer.” diye konuştu.

Küresel ölçekte depresyonun yükselişinde sosyal medyanın payının çok büyük olduğunu ifade eden Prof. Dr. Tarhan, “Sosyal medya insanların beklenti seviyesini çok yükseltti. İnsanlar ihtiyacı olmayan bir şeyi ihtiyaç sanıyor. Filtrelenmiş görsellere bakan kişi kendini değersiz hissediyor. Mükemmeliyetçi kişiler 60 dakikanın 50 dakikasını olumsuz düşünür, beyin depresif moda girer.” dedi.

Antidepresan kullanımının %100 artması bekleniyor

Antidepresan kullanımındaki hızlı artışı değerlendiren Prof. Dr. Tarhan, 2024–2034 arasında antidepresan kullanımının %100 artması bekleniyor. Şu anda 37 milyar dolarlık pazar var. Beyne etki eden diğer ilaçlarla birleştirince, neredeyse silah sanayisinden sonra en büyük sektör haline geldi. Küresel sistem ruh sağlığımızı bozuyor. Depresyon artıyor çünkü koruma ve önleme çalışmalarına yatırım yapılmıyor; ilaç pazarlanıyor.” diye konuştu.

Üsküdar Üniversitesi olarak yıllardır psikolojik sağlamlık üzerine eğitim verdiklerini hatırlatan Prof. Dr. Tarhan, “Psikolojik sağlamlık artık yeni bir bilim dalı. Biz 2013’ten beri üniversitede tüm öğrencilere Pozitif Psikolojiyi ders olarak okutuyoruz. Harvard 2015’te, Yale 2018’de bu dersi koydu.” ifadesinde bulundu.

Dijital terapötikler üzerinde çalışıyoruz

Prof. Dr. Tarhan, geliştirdikleri yeni projeyi şöyle anlattı:

“Dijital detoks ve dijital terapötikler üzerinde çalışıyoruz. Kişi programa giriyor, pozitif pekiştirmelerle psikolojik sağlamlık çalışıyor. Bunlar adeta dijital hap gibi. Depresyona girmeden önce kişinin zihinsel sağlığını koruyor. Bu büyük bir proje, üniversiteyi aşan bir yatırım gerektiriyor.” dedi.

Herkesin kolayca uygulayabileceği bir zihinsel sağlık formülü de paylaşan Prof. Dr. Tarhan, “İnsanın dört parametreye dikkat etmesi lazım: Güzel bak, güzel hisset, güzel düşün, iyi yaşa. Hissetmek düşünmekten önce gelir. Güzel his uyandırırsan güzel düşünce kendiliğinden gelir. O nedenle ‘İyi Düşün, İyi Hisset, İyi Ol’ diyoruz… ” şeklinde sözlerini tamamladı.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Haber Kaynağı : BEYAZ

Bu haber toplamda 8 kez okunmuştur.
Haber Detay x Reklam Alanı
BENZER HABERLER
Haber Detay x Reklam Alanı

Yorum Ekle

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Zorunlu alanlar * ile işaretlenmiştir

Haber Detay x Reklam Alanı
Haber Detay x Reklam Alanı
PUAN DURUMU
O AV P
1 Galatasaray Galatasaray 24 58 58
2 Fenerbahçe Fenerbahçe 24 54 54
3 Trabzonspor Trabzonspor 24 48 51
4 Beşiktaş Beşiktaş 24 45 46
5 Göztepe Göztepe 24 27 42
6 Başakşehir Başakşehir 24 42 39
7 Samsunspor Samsunspor 24 25 32
8 Kocaelispor Kocaelispor 24 21 30
Tamamını Göster
15 Eyüpspor Eyüpspor 24 19 22
16 Kasımpaşa Kasımpaşa 24 20 20
17 Kayserispor Kayserispor 24 18 20
18 Karagümrük Karagümrük 24 21 13
O AV P
1 Erzurumspor Erzurumspor 28 60 60
2 Esenler Erokspor Esenler Erokspor 28 67 59
3 Amed Sportif Amed Sportif 28 58 55
4 Arca Çorum FK Arca Çorum FK 28 44 50
5 Bodrum FK Bodrum FK 28 58 48
6 Pendikspor Pendikspor 28 43 48
7 Iğdır FK Iğdır FK 28 38 44
8 Bandırmaspor Bandırmaspor 28 40 42
Tamamını Göster
17 Serik Belediyespor Serik Belediyespor 28 29 29
18 Sakaryaspor Sakaryaspor 28 34 25
19 Hatayspor Hatayspor 28 20 7
20 A.Demirspor A.Demirspor 28 16 -27
O AV P
1 Arsenal Arsenal 29 58 64
2 M.City M.City 28 57 59
3 M. United M. United 28 50 51
4 Aston Villa Aston Villa 28 38 51
5 Liverpool Liverpool 28 47 48
6 Chelsea Chelsea 28 49 45
7 Brentford Brentford 28 44 43
8 Everton Everton 28 32 40
Tamamını Göster
17 N. Forest N. Forest 28 26 27
18 West Ham United West Ham United 28 34 25
19 Burnley Burnley 28 32 19
20 Wolves Wolves 29 20 13
O AV P
1 Bayern Munih Bayern Munih 24 88 63
2 B. Dortmund B. Dortmund 24 51 52
3 Hoffenheim Hoffenheim 24 49 46
4 VfB Stuttgart VfB Stuttgart 24 48 46
5 RB Leipzig RB Leipzig 24 46 44
6 Leverkusen Leverkusen 23 44 40
7 E. Frankfurt E. Frankfurt 24 48 34
8 Freiburg Freiburg 24 34 33
Tamamını Göster
15 St. Pauli St. Pauli 24 23 23
16 Werder Bremen Werder Bremen 24 25 22
17 Wolfsburg Wolfsburg 24 33 20
18 FC Heidenheim FC Heidenheim 24 22 14
O AV P
1 Barcelona Barcelona 26 71 64
2 Real Madrid Real Madrid 26 54 60
3 Atletico Madrid Atletico Madrid 26 43 51
4 Villarreal Villarreal 26 48 51
5 Real Betis Real Betis 26 42 43
6 Celta Vigo Celta Vigo 26 36 40
7 Espanyol Espanyol 26 33 36
8 Real Sociedad Real Sociedad 26 38 35
Tamamını Göster
17 Elche Elche 26 34 26
18 Mallorca Mallorca 26 29 24
19 Levante Levante 26 28 21
20 Real Oviedo Real Oviedo 25 16 17
O AV P
1 Inter Inter 27 64 67
2 AC Milan AC Milan 27 43 57
3 SSC Napoli SSC Napoli 27 41 53
4 Roma Roma 27 37 51
5 Como Como 27 44 48
6 Juventus Juventus 27 46 47
7 Atalanta Atalanta 27 37 45
8 Bologna Bologna 27 36 39
Tamamını Göster
17 Cremonese Cremonese 27 21 24
18 Lecce Lecce 27 18 24
19 Pisa Pisa 27 20 15
20 Verona Verona 27 20 15
O AV P
1 PSG PSG 24 53 57
2 Lens Lens 24 45 53
3 Lyon Lyon 24 39 45
4 Marsilya Marsilya 24 51 43
5 Lille Lille 24 37 40
6 Rennes Rennes 24 38 40
7 AS Monaco AS Monaco 24 40 37
8 Strasbourg Strasbourg 24 40 35
Tamamını Göster
15 Nice Nice 24 30 24
16 Auxerre Auxerre 24 19 18
17 Nantes Nantes 24 22 17
18 Metz Metz 24 22 13
O AV P
1 PSV Eindhoven PSV Eindhoven 25 73 65
2 Feyenoord Feyenoord 25 55 48
3 Ajax Ajax 25 47 44
4 NEC Nijmegen NEC Nijmegen 25 61 43
5 FC Twente FC Twente 25 41 41
6 Alkmaar Alkmaar 25 42 39
7 S. Rotterdam S. Rotterdam 25 32 37
8 FC Utrecht FC Utrecht 25 38 34
Tamamını Göster
15 Excelsior Excelsior 25 26 26
16 NAC Breda NAC Breda 25 25 22
17 Telstar Telstar 25 31 21
18 Heracles Heracles 25 32 17
Reklam Alanı x Site Geneli
Reklam Alanı x Site Geneli
Uluslararası evden eve nakliyat Uluslararası nakliyat Uluslararası taşımacılık Yurt dışına ev taşıma