Reklam Alanı x Site Geneli
Kule Reklam
Kule Reklam -1
Menu
Reklam Alanı x Site Geneli

İHD Eş Genel Başkanı Eren Keskin’den ‘barış süreci’ mesajı: ‘Kürt meselesi, AK Parti ile bir anlaşma meselesi değildir’ - Videolu Haber

ADIYAMAN (PHA) - Adıyaman Emek ve Demokrasi Platformu, “Barış Hakkı, Demokratik Yaşam” konulu bir panel düzenledi.

Reklam Alanı
GİRİŞ: 21 Eylül 2025 - 19:35
İHD Eş Genel Başkanı Eren Keskin’den ‘barış süreci’ mesajı: ‘Kürt meselesi, AK Parti ile bir anlaşma meselesi değildir’ - Videolu Haber
Fotoğraf : PERRE
Reklam Alanı x Haber Detay
Haber Detay x Reklam Alanı

Şeriban ÖZÇAKMAK – Adıyaman Emek ve Demokrasi Platformu tarafından Ticaret ve Sanayi Odası Toplantı Salonu’nda “Barış Hakkı, Demokratik Yaşam” konulu bir panel düzenlendi. Barış sürecinin önemli isimlerinden Sırrı Süreyya Önder’in de anıldığı panele ilgi yoğun oldu.

Moderatörlüğünü Eğitim-Sen Adıyaman Şubesi Başkanı Zeynel Polat’ın yaptığı panelde, konuşmacı olarak katılan İHD Eş Genel Başkanı Eren Keskin, Barış Vakfı Kurucusu Hakan Tahmaz, KESK Genel Sekreteri Sevgi Yılmaz ve Siyaset Bilimci ve İnsan Hakları Savunucusu Fatma Bostan Ünsal tarafından Türkiye’nin içinde bulunduğu süreç ve gelinen son durum değerlendirildi.

Saygı duruşunun ardından başlayan panele, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İl ve İlçe örgütleri, demokratik kitle örgütü temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Panelde açılış konuşmasını yapan, Eğitim-Sen Adıyaman Şubesi Başkanı Zeynel Polat, Barışı konuşacağız. Ama buna geçmeden önce barışın elçisi olarak andığımız rahmetli Sırrı Süreyya Önder yoldaşımızı tekrar buradan rahmet, sevgi ve minnetle anıyoruz. Şunun sözünü de veriyorum Sırrı yoldaşa, hep söyledik bu topraklara bir gün barış mutlaka gelecek. Ama bu barış, geç olmadan bir an önce gelebilmesi için de hepimizin elini taşın altına koyması lazım diyorum” ifadelerine yer verdi.

“Yalan Üzerine Kurulmuş Cumhuriyet’ten Söz Ediyoruz”

İHD Eş Genel Başkanı Eren Keskin ise, Diyarbakır'da uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden yazar Musa Alter’in ölüm yıl dönümü olduğunu hatırlatarak, “Bugün Musa amcanın ölüm yıl dönümü. Daha doğrusu katledildiği gün. 33 yıl oldu. 33 yıl önce bugün 3 kurşunla devlet onun yaşamına son verdi. Hiç kimse ceza almadı. Katilleri hala özgürce aramızda dolaşıyor. Açılan göstermelik dava da zaman aşımından dolayı düştü. Aslında Musa amcanın doğumundan itibaren bütün hayatı bana göre Kürt meselesinin kendisi zaten. Zor bir coğrafyada yaşıyoruz. 100 yılın en büyük suçunun işlendiği, 1915 Soykırımı’nın işlendiği ve bu işlenen soykırımın konuşulmasının dahi yasaklandığı ve bu büyük suçu işleyen zihniyetin kurduğu bir Cumhuriyet’ten söz ediyoruz. Şimdi herkes bugün konuşuyor da mesele Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan değil. Bu Cumhuriyet kuruluşundan itibaren tek bir kimliği temel alan, Türk ve Sünni Müslüman kimliğini temel alan, bu coğrafyada çok zengin olan diğer tüm etnik, inanç kimlikleri, cinsiyet kimlikleri, tüm kimlikleri ya yok eden ya yok sayan ya da asimile eden bir resmi ideolojiye sahip. Ve yalan bir tarih öğretiliyor bu coğrafyada. Bize çocukluğumuzdan itibaren öğretilen her şey yalan. Bir yalan üzerine kurulmuş Cumhuriyet’ten söz ediyoruz. Bugün yaşadığımız her şey zaten bunun sonucu” ifadelerini kullandı.

“Birbirinden Farklı Düşünmeyen, Bir İktidar Ve Muhalefet Var”

“Kürt sorununa yönelik iktidar ve muhalefetin aynı kaynaktan beslendiğini eleştiren Keskin, “Maalesef ki, kırmızı çizgiler söz konusu olduğunda, Kürt meselesi, -ki bana göre esas olarak meselenin ismi Kürdistan meselesidir- Ermeni ve diğer Hristiyan halklara yönelik soykırım, antidemokratik laiklik,-laiklik çok önemli ama kurulan baskıcı antidemokratik laiklik- militarizm, Kıbrıs'taki askeri varlık, bütün bu konularda birbirinden hiç farklı düşünmeyen, bir iktidar ve muhalefet var. Hiç farklı değiller. Yaptıkları kavga sadece bir iktidar kavgası, demokrasi kavgası değil. Bir kere bunun altını çizmek gerekiyor. Çünkü, bu çok temel bir sorun” dedi.

“PKK, Yaşanan Hak İhlallerinin Bir Sonucu Olarak Ortaya Çıktı”

“1990'lı yıllardan itibaren yaşanan bütün hak ihlallerinin en büyük tanığıyız” diyen Keskin, “Bugün insan hakları savunucuları olarak şunu söyleyeyim, tabi ki Cumhuriyet’in kuruluşundan önce ve kuruluşundan itibaren çok yoğun hak ihlalleri işlendi. Yani, bugün PKK'yı neden olarak görenlere şunu söylemek gerekiyor: Şeyh Said’in, Seyit Rıza'nın katledilmesi ve ardından mezarlarının bile kaybedilmesi, Kürdistan'da yaşanan katliamlar, Dersim Soykırımı olduğunda PKK yoktu. Demek ki burada sorun temelden kaynaklanan devletin bakış açısı. Demek ki burada sorun temelden kaynaklanan devletin bakış açısı. Böyle tartışmak gerekiyor, PKK bir sonuç olarak çıktı ortaya. Ve PKK'nı n ortaya çıkmasıyla birlikte 90'lardan itibaren yaşanan bütün hak ihlallerinin en büyük tanığıyız. Ve belki tek tanığıyız. İnsan Hakları Derneği. Eğer bugün akademi ya da bu konuyla ilgilenenler 90'lar çalışması yapabiliyorlarsa, İnsan Hakları Derneği sayesindedir. Bunu da unutmamak gerek. Her olaya gittik, her olayı raporladık. Gözümüzün önünde insanlar katledildi. Vajinaları, göğüsleri kesilen kadınların otopsilerine girdik. Gözümüzün önünde askeri araçlarla sokaklarda sürüklenen insanlara tanıklık ettik. Bu iktidarda kim varsa bir filmde anlatsanız, gösterseniz inanmayacağınız kadar büyük hak ihlallerinin tanıklığını yaptık” şeklinde konuştu.

“Barış süreci, dış dinamiklerin sayesinde başladı”

“Her şeye rağmen barış istiyoruz” diyen Keskin, “Barışın konuşuluyor olması bile önemli. İnsan hakları savunucuları olarak bu süreci gerçekten çok önemli buluyoruz. Ama şunu iyi bilelim ki, bu süreç iç dinamiklerin zorladığı bir süreç değil, tamamen dış dinamiklerin zorladığı bir süreç. Dış dinamik derken de Suriye'deki, Rojava'daki Kürtlerin büyük varlığı, güçlü varlığı, İsrail ve Amerika'nın birlikteliği ve İsrail'in fütursuz gücü ve fütursuz saldırganlığı. Bütün bizim bu yaşadıklarımızın temel nedeni bu. Yoksa bu coğrafyada büyük kitleler barış istiyor diye olmuyor bu süreç. Bunun bir kere altını çizmek gerekiyor. Ve devlet bugün bu süreci başlattıysa, MHP lideri Devlet Bahçeli gibi ırkçı milliyetçiliğin en büyük temsilcisi olan siyasi partinin söz sahibi olan başkanı başlattıysa demek ki zor durumdalar. Bu net. Ve ben bu sürecin eski, önceki süreçlerden farklı olduğunu düşünüyorum. Yine söylüyorum, bunun nedeni de iç dinamikler değil, dış dinamikler zorladığı için” dedi.

“Devlet, Barış Sürecine Sahip Çıkmalı”

Barış süreci için kaybedilecek bir vaktin olmadığının altını çizen Keskin, “Evet, çok kolay olmayacak çünkü içeriden bir sahipleniş yok. Neden sahiplenilmiyor mesela? En büyük nedeni şu: ‘Kürtler’e siz AK Parti ile mi anlaşıyorsunuz’ diyorlar. Bu bir anlaşma meselesi değil. Bunun bir kere altını çizmek gerekiyor. Yani Kürtler’in CHP'nin ya da sosyalistlerin iktidarının gelmesini beklemek gibi bir lüksleri yok. Böyle bir şey olamaz zaten. Kimse o tarihte devletin ve iktidarın temsilcisi, doğal olarak bu görüşmeler onunla yapılır. Bunu çok net ve açık bir şekilde savunmak gerekiyor. Bu zorunlu bir süreç. Kürtler de ‘Bundan yararlanarak bir barış sonucu çıkarabilir miyiz diye’ bu süreci yerine getirmek istiyorlar. Bunun için de işte büyük bir tören yapıldı. İnsan Hakları Derneği’ne teslim edildi. O yakılan silahların envanteri, bugün bizim genel merkezimizde. Çünkü İHD'ye teslim edildi, bu envanterler” dedi.

Keskin, açıklamasının devamında şu ifadeleri kaydetti:

“Türkiye Cumhuriyeti, Anayasa Mahkemesi Kararlarını Dahi Uygulamıyor”

Peki, bu süreçte devlet samimi mi? Bu devlet bence hiçbir zaman samimiyet olmaz zaten. Böyle bir yapıya sahip. Samimi davranmaya ve gerçekçi davranmaya zorlayacak olan iç dinamiği yaratmak gerekiyor. Şimdi samimi olmadığını nereden anlıyoruz? Sayın Erdoğan yaptığı konuşmada ‘Türk-Kürt ittifakı dedi, Beyaz Toroslar dönemi çok yanlıştı’ dedi. Peki o zaman şu soruyu soruyoruz. Beyaz Toros'un şoförü Mehmet Ağar neden hala senin yanında? Senin yanındaysa neden konuşmuyor? Neden bu kadar hak ihlalinin hala üstü örtülüyor? Neden hala gözaltındaki kayıpların akıbetleri açıklanmıyor? Bırakın onları, onlar daha sonraki işler. Neden Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları uygulanmıyor? Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ, diğer HDP vekilleri, gezi mahpusları neden serbest bırakılmıyorlar? Şu anda Türkiye Cumhuriyeti Devleti Kendi en yüksek mahkemesinin kararlarını dahi uygulamıyor. Anayasa Mahkemesi kararlarını dahi uygulamıyor. Bakın, daha dün bir davaya girdik. Dava kent uzlaşısı, Fatih'te parti meclisine giren 67 yaşındaki bir mimar kadın olan Güzin Alparslan'ın avukatıydım ben. Hiçbir şey yok dosyada. Hiçbir şey. 10 tane tutuklu var ve bu insanları ikinci celsede yine tahliye etmediler. Şimdi siz içeriden bir dinamik bekliyorsanız, bir takım şeyler yapmak zorundasınız.

“Adli Tıp Raporu İle İnsanlar Cezaevinden Ölerek Çıkıyor”

Şu anda en önemli sorun hepimizin dile getirdiği gibi hasta mahpuslar sorunu. Cezaevlerinde bin 412 tane hasta mahpus var ve bunların 358 tanesi bildiğim kadarıyla ağır hasta mahpus, ölümcül hastalıkları olan mahpuslar. Ve maalesef hukuki bir zorunluluk olmamasına rağmen Türkiye Cumhuriyet Devleti yargısı gerek işkencenin belgelenmesinde gerekse de hasta mahpusların hastalıklarının belgelenmesinde sadece resmi bilirkişi olan Adli Tıp Raporu’nu delil kabul ediyor. Adli Tıp’ta, ‘cezaevinde kalabilir’ raporları veriliyor ve insanlar cezaevinden ölerek çıkıyor. Cezaevinde, kadar çok insan yaşamını yitirdi ki geçtiğimiz yıllarda. Bunu bile şu ana kadar yapmadılar. Bekliyoruz. Meclis, Ekim ayında açılacak. Bir komisyon var şu anda. Her şeye rağmen önemli buluyoruz bu komisyonu. Her çevreyi dinliyorlar, İHD'yi de dinlediler, Cumartesi barış annelerini dinlediler. Umarım iyi sonuçlar çıkar ve Ekim ayından itibaren umarım olumlu çalışmalar başlar, yasal düzenlemeler başlar. Çünkü Türk Devleti'nin yargısı tamamen çifte standartlı, ırkçı ve ayrımcı bir yargı. Bu devletin hukuk yapıcısı Mahmut Esat Bozkurt, unutmayalım. Eğer bu coğrafyada Türk değilsen tek görevin var, Türk’e hizmet etmek. Gerçekten de öyle bir yargı oluşturmuşlar. Ve infaz hukukunda da çok net ortaya çıkıyor. Bakın Covıd döneminde bile hırsızları, katilleri bıraktılar ama bir Tweet atan, düşünceleri nedeniyle yargılanan insanları cezaevinden çıkarmadılar.

“Hepimiz, Bu Devlete Benziyoruz”

Şimdi ben biraz da kendimize değinmek istiyorum. Ben de esas meselenin bize olduğunu düşünüyorum. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Suriye’de illegal bir yapı kurdu. Türkiye’nin orada hastaneleri, hapishaneleri var, cihatçı örgütleri var. Emekçilerimize ödeyecekleri para yerine Suriye’ye askeri araç sağlandı ve bu araçlarla sokaklarda sürüklenen insanlara tanıklık ettik. Ama ben bugüne kadar tek bir sendika duymadım, ‘cihatçılara vereceğim parayı bize ver’ diye yüksek ses çıkaran. Tek tek ufak ufak olabilir ama böylesine bir coğrafyada, savaşın bu kadar ağırlığını hissettiğimiz bir coğrafyada, bir gün bile barış için genel grev yapamamış bir işçi sınıfı var. Bunları da gözden kaçırmayalım. Ya da kendi örgütlerimiz, kendi örgütümü de katarak söylüyorum. Erkek egemenlikten, militer anlayıştan, feodal anlayıştan ne kadar kurtulabiliyoruz? Hepimiz, bu devlete benziyoruz. Bu devlete benzediğimiz için zaten yüksek ses çıkaramıyoruz, doğru tavır alamıyoruz birçok olayda. O nedenle kendimizden başlatmamız gerektiğini düşünüyorum. Böylece bu süreci kendi tarafımıza evirtebiliriz ve gerçek anlamda bir barış sürecine dönüştürebiliriz. Ama bunun için yüksek sesli talepte bulunmak gerekiyor. Peki, bu yüksek sesli talep var mı? Maalesef eksik. Bunu görüyor musunuz? Evet, 1 Eylül Dünya Barış Günü etkinliklerinde gördük ya da diğer etkinliklerde de yüksek sesle bir barış talebi olmuyor ne yazık ki bu coğrafyada. O nedenle de çok istediğimiz gibi ilerlemiyor. Ama tekrarlıyorum, bunu istersek yapabiliriz.

“Mardin’de Kürtler Katledildi, Dava Kaçırıldı”

Bugün buraya gelirken öğrendiğim bir gerçeklik benim kafamda daha da netleşti. Çünkü bu dava buraya kaçırıldı. O nedenle burada anlatıyorum. 29 Ekim 1995 günüydü. Mardin Dargeçit’te, 8 kişi gece yarısı evlere basılarak gözaltına alındılar. Bu alınanlardan 5 tanesi çocuktu. En küçüğü 9 yaşındaki Hazni'ydi. Hazni'yi ve diğerlerini Dargeçit Komutanlığı'nda askılara asmışlardı. O sırada Hazni'nin sınıf arkadaşı Komutan Mehmet Tire'nin oğlu babasından çikolata parası almak için oraya girdi. Ne kadar insani değil mi? Çocuk babasına, ‘Baba niye benim arkadaşımı astınız’ dedi. Utanıp Hazne'yi bıraktılar. 9 yaşındaki Hazne'yi. Hazne bugün yurt dışında yaşıyor. Hazne'yi bıraktılar ama diğer 7 kişi gözaltında kaybedildi. Onların gözaltında kaybedilmesinin ardından, Mehmet Tire komutanın yardımcısı bir uzman çavuş, Bilal Batır, MHP'li üstelik kendisi, gördüklerine dayanamayarak her yerde olayı anlatmaya başlayarak, ‘Komutan işkence ederek öldürdü, öldürdük biz bu insanları ve asit kuyularına attık’ diyor. Sonra da kemiklerini gömdüler. Her yerde konuşmaya başlayınca Bilal Batır'ı da aldılar. Bilal Batır da kaybedildi. Yıllarca aileler, biz insan hakları savunucusu avukatları olarak, ve ailenin avukatları olarak yıllarca uğraştık. Aileleri her zaman Dargeçit’te (Kerboran) o mezarların olduğu bir toplu mezarı gösteriyorlardı. ‘Burada gömülü diyorlardı bu kemikler, biz biliyoruz’ diyorlardı. Sonunda ben o gün görevliydim. Ve işte Dargeçit’te savcıya başvurdum. ‘Bakın defalardır biz talep ediyoruz bu şeyin açılmasını’ dedim. Hemen belediyeye haber verildi. İnşaat araçları gönderildi. Aileler bizim yanımızda. Ve o kuyu açılmaya başlandı. Birdenbire o 9 yaşındaki Hazni artık kocaman bir adam olmuştu. Bu anlattığım 2012 yılı, Hazni birden ‘abimin kazağı’ diye bağırdı ve kuyuya atladı. Aileler, tek tek kemikleri çıkarmaya başladı ve oradan bir dolu insan kemiği çıktı. Adli Tıp Kurumu’na gönderildi bu kemikler ve o kemiklerin gerçekten dar geçişte gözaltına alınıp kaybedilen insanların kemikleri olduğu Adli Tıp Raporu ile belgelendi. Bu dava açıldı. Dava oradan kaçırıldı. İzlenmesin, kamuoyu desteği olmasın diye Adıyaman'a gönderildi.

“Katillerin Avukatlığını, Adıyaman Belediye Başkanı Tutdere’nin Kardeşi Yapmış”

Peki, Komutan Mehmet Tire’ye ne oldu? İşte bu toplum bu suçu sorgulamadığı için, Mehmet Tire Demokrat Parti'den, bu coğrafyanın en devrimcilerinin, en solcularının, en liberallerinin tatil yaptığı Bodrum Gümüşlük'te belediye başkanı oldu 5 yıl boyunca. Yardımcısı Sivas Çetni'de CHP'den belediye başkanı oldu. Ve bugün öğrendiğim gerçek beni daha da etkiledi. Dargeçitte’ki bu işkenceci katillerin avukatlığını da Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere’nin kardeşi yapmış. Bence bu coğrafyada ‘neden bir şey olmuyor’un özeti bu.

“Özgür Özel’e Saygı Duyuyorum”

Bugün evet CHP’ye büyük saldırılar yapılıyor, kabul ediyorum bunu. Ve ben Özgür Özel’i CHP’den ayrı tutuyorum. Çünkü özgür özel devletten gelmiyor, Sivil Toplum’dan geliyor. Ama Özgür Özel’in partisi, onun gibi düşünmüyor. Yani bir an önce CHP, o komisyondan ayrılsın diye bakıyor. Ama Özgür Özel’e ben saygı duyuyorum. Partiyi nereye kadar götürür bilemiyorum ama gerçekten dik duruyor. Ama daha önce anlatmıştım, birbirlerine çok benzeyen iktidar ve muhalefet. Bizim temel sorunumuz bu.

“Her Şeye Rağmen Mücadeleye Devam Eden Bir Kürt Hareketi Var”

Kürt sorununu çözmek istemeyen bir devlet aklı var ve bu devlet aklı herkesi biçimlemiş. Kim iktidarda olursa olsun, sadece ‘kavgaları ben yöneteceğim’ kavgası var. Bu olduğu sürece bu coğrafyada çok büyük bir değişiklik maalesef olmuyor. Ancak işte böyle dış dinamiklerin zorlamasıyla böyle bir süreç başladı. Umutsuz değilim hiçbir zaman. Çünkü, evet çok kalabalık değiliz ama bu coğrafyada biatsız, geri adım atmayan, her şeye rağmen mücadeleye devam eden bir Kürt hareketi var, kadın hareketi var, bir kısım sosyalist hareketi var, bir kısım sendikal hareketi var ve LGBT hareketi var. Ben bunlara güveniyorum. Bizim görevimiz bu süreci kendi lehimize çevirmek. Umarım bunu başarırız.”


Kaynak : PHA

Haber Kaynağı : PERRE

Bu haber toplamda 80 kez okunmuştur.
Haber Detay x Reklam Alanı
BENZER HABERLER
Haber Detay x Reklam Alanı

Yorum Ekle

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Zorunlu alanlar * ile işaretlenmiştir

Haber Detay x Reklam Alanı
Haber Detay x Reklam Alanı
PUAN DURUMU
O AV P
1 Galatasaray Galatasaray 21 50 52
2 Fenerbahçe Fenerbahçe 20 45 46
3 Trabzonspor Trabzonspor 21 41 45
4 Göztepe Göztepe 21 27 40
5 Beşiktaş Beşiktaş 21 37 37
6 Başakşehir Başakşehir 21 36 33
7 Samsunspor Samsunspor 21 24 30
8 Gaziantep FK Gaziantep FK 20 27 25
Tamamını Göster
15 Eyüpspor Eyüpspor 21 17 18
16 Kasımpaşa Kasımpaşa 20 15 16
17 Kayserispor Kayserispor 20 16 15
18 Karagümrük Karagümrük 21 18 12
O AV P
1 Amed Sportif Amed Sportif 24 53 49
2 Esenler Erokspor Esenler Erokspor 24 55 47
3 Erzurumspor Erzurumspor 23 43 45
4 Bodrum FK Bodrum FK 24 49 42
5 Arca Çorum FK Arca Çorum FK 24 36 41
6 Pendikspor Pendikspor 24 34 39
7 Iğdır FK Iğdır FK 24 33 37
8 Keçiörengücü Keçiörengücü 24 46 36
Tamamını Göster
17 Serik Belediyespor Serik Belediyespor 24 24 26
18 Sakaryaspor Sakaryaspor 23 32 23
19 Hatayspor Hatayspor 24 18 7
20 A.Demirspor A.Demirspor 24 15 -28
O AV P
1 Arsenal Arsenal 25 49 56
2 M.City M.City 25 51 50
3 Aston Villa Aston Villa 25 36 47
4 M. United M. United 25 46 44
5 Chelsea Chelsea 25 45 43
6 Liverpool Liverpool 25 40 39
7 Brentford Brentford 25 39 39
8 Everton Everton 25 28 37
Tamamını Göster
17 N. Forest N. Forest 25 25 26
18 West Ham United West Ham United 25 31 23
19 Burnley Burnley 25 25 15
20 Wolves Wolves 25 16 8
O AV P
1 Bayern Munih Bayern Munih 21 79 54
2 B. Dortmund B. Dortmund 21 43 48
3 Hoffenheim Hoffenheim 21 44 42
4 RB Leipzig RB Leipzig 21 40 39
5 VfB Stuttgart VfB Stuttgart 21 38 39
6 Leverkusen Leverkusen 20 39 36
7 Freiburg Freiburg 21 32 30
8 E. Frankfurt E. Frankfurt 21 41 28
Tamamını Göster
15 Wolfsburg Wolfsburg 21 29 19
16 Werder Bremen Werder Bremen 21 22 19
17 St. Pauli St. Pauli 21 20 17
18 FC Heidenheim FC Heidenheim 21 19 13
O AV P
1 Barcelona Barcelona 23 63 58
2 Real Madrid Real Madrid 23 47 55
3 Atletico Madrid Atletico Madrid 23 38 45
4 Villarreal Villarreal 21 39 42
5 Real Betis Real Betis 23 37 38
6 Espanyol Espanyol 22 26 34
7 Celta Vigo Celta Vigo 23 30 33
8 Real Sociedad Real Sociedad 23 33 31
Tamamını Göster
17 Valencia Valencia 23 23 24
18 Rayo Vallecano Rayo Vallecano 22 18 22
19 Levante Levante 22 26 18
20 Real Oviedo Real Oviedo 22 12 16
O AV P
1 Inter Inter 24 57 58
2 AC Milan AC Milan 23 38 50
3 SSC Napoli SSC Napoli 24 36 49
4 Juventus Juventus 24 39 45
5 Roma Roma 23 27 43
6 Como Como 23 37 41
7 Atalanta Atalanta 23 30 36
8 Lazio Lazio 24 26 35
Tamamını Göster
17 Lecce Lecce 24 15 21
18 Fiorentina Fiorentina 24 27 18
19 Pisa Pisa 24 19 15
20 Verona Verona 24 18 15
O AV P
1 PSG PSG 21 45 51
2 Lens Lens 21 37 49
3 Lyon Lyon 21 34 42
4 Marsilya Marsilya 21 46 39
5 Lille Lille 21 34 33
6 Rennes Rennes 21 31 31
7 Strasbourg Strasbourg 21 34 30
8 Toulouse Toulouse 21 31 30
Tamamını Göster
15 Paris FC Paris FC 21 26 22
16 Auxerre Auxerre 21 14 14
17 Nantes Nantes 21 19 14
18 Metz Metz 21 21 13
O AV P
1 PSV Eindhoven PSV Eindhoven 22 66 59
2 Feyenoord Feyenoord 22 52 42
3 NEC Nijmegen NEC Nijmegen 21 56 41
4 Ajax Ajax 22 42 39
5 S. Rotterdam S. Rotterdam 22 29 36
6 FC Twente FC Twente 22 36 34
7 Alkmaar Alkmaar 22 37 33
8 FC Groningen FC Groningen 22 29 31
Tamamını Göster
15 FC Volendam FC Volendam 22 24 21
16 Telstar Telstar 22 26 17
17 Heracles Heracles 22 31 17
18 NAC Breda NAC Breda 22 23 16
Reklam Alanı x Site Geneli
Reklam Alanı x Site Geneli
Uluslararası evden eve nakliyat Uluslararası nakliyat Uluslararası taşımacılık Yurt dışına ev taşıma