Reklam Alanı x Site Geneli
Kule Reklam
Kule Reklam -1
Menu
Reklam Alanı x Site Geneli

Prof. Dr. Nevzat Tarhan: “Dijital çağda fırtınaya karşı deve gibi dayanıklı olmalıyız!"

Üsküdar Üniversitesi tarafından düzenlenen “Toplum İçin Bilim Eğitim Seminerleri”nin dördüncü oturumu, Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof.

Reklam Alanı
GİRİŞ: 04 Mayıs 2026 - 17:58
GÜNCELLENME: 04 Mayıs 2026 - 17:59
Prof. Dr. Nevzat Tarhan: “Dijital çağda fırtınaya karşı deve gibi dayanıklı olmalıyız!"
Fotoğraf : BEYAZ
Reklam Alanı x Haber Detay
Haber Detay x Reklam Alanı

Üsküdar Üniversitesi tarafından düzenlenen “Toplum İçin Bilim Eğitim Seminerleri”nin dördüncü oturumu, Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan’ın katılımıyla gerçekleştirildi. 

Gazeteci Şaban Özdemir’in moderatörlüğünde online gerçekleştirilen, Türkiye’nin ve Dünyanın farklı bölgelerinden kişilerin katıldığı program “Dijital Dünya ve Toplum” başlığında yapıldı. Prof. Dr. Nevzat Tarhan, dijitalleşmenin insanlık için yeni bir gerçeklik alanı oluşturduğunu belirterek, bu dönüşümün matbaanın icadı kadar köklü etkiler doğuracağını söyledi.

Prof. Dr. Tarhan, içinde bulunulan süreci “iki gerçeklikli bir yaşam” olarak tanımlayarak, “Artık yalnızca fiziksel dünyada değil, aynı zamanda dijital bir gerçeklikte yaşıyoruz. Bu dönüşüm, 200-300 yıl önceki endüstri devrimi gibi insanlık tarihini yeniden şekillendirecek güçte.” dedi.

“Teknoloji hız, değerler ise yön verir”

Dijitalleşmenin insan hayatına büyük bir hız kazandırdığını vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, bu hızın doğru yönetilmemesi halinde ciddi riskler doğurabileceğine dikkat çekerek, “Teknoloji bize hız veriyor ama yön vermiyor. Yönü değerler belirler. Hızlı giden bir Ferrari düşünün; eğer direksiyondaki kişi usta değilse o araç takla atar. Bugün dijital dünyada da aynı risk var. Eğer bu hıza uygun beceriler geliştirmezsek, özellikle gençler bu sürecin kurbanı olabilir.” diye konuştu.

“Dikkat süresi 15 dakikadan 1 dakikaya düştü”

Bilgi çağında yaşanan hızlı dönüşümün insan zihni üzerindeki etkilerine de değinen Prof. Dr. Tarhan, “Eskiden öğrencilerin dikkati 15 dakika sonra dağılırdı, şimdi bu süre 1-3 dakikaya kadar indi. Bilginin yarı ömrü 30 yıldan 3 yıla düştü. Bu hız, insan zihninin taşıyabileceğinin ötesine geçmiş durumda.” ifadesinde bulundu.

 

Dopamin tuzaklarına dikkat! 

Prof. Dr. Tarhan, dijital dünyanın insan beyninde hızlı haz mekanizmalarını tetiklediğini belirterek, “Teknoloji dopamin üzerinden çalışır; yani hızlı haz verir. Ama değerler serotonerjik sistemle ilgilidir ve emek, sabır, anlam gerektirir. Eğer sadece haz odaklı yaşarsak, anlamı kaybederiz.” şeklinde konuştu.

Dijitalleşmenin sosyal ilişkiler üzerindeki etkilerine de değinen Prof. Dr. Tarhan, yüz yüze iletişimin yerini alan sanal etkileşimlerin ilişkileri yüzeyselleştirdiğini söyledi. Prof. Dr. Tarhan, “Aynı evde yaşayan insanlar bile dijital iletişimle birbirinden kopabiliyor. Buna ‘eş zamanlı yalnızlık’ diyoruz. Fiziksel temasın azalması, ilişkilerin derinliğini zayıflatıyor ve kırılgan hale getiriyor.” dedi.

Mutluluk dışarıda değil, içeride!

Modern yaşamın mutluluğu yanlış yerde aradığını vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, “Lüks içinde yaşayan ama mutlu olmayan birçok insan var. Çünkü mutluluğu dış koşullara bağlamışlar. Oysa mutluluk içsel bir durumdur. Küçük şeylerden mutlu olabilmek, şükran duygusu geliştirmek gerekir.” diye konuştu.

Seminerde, pozitif psikolojinin önemli yaklaşımlarından biri olan PERMA modeline de değinen Prof. Dr. Tarhan, psikolojik dayanıklılığın bu modelle güçlendirilebileceğini belirtti. 

Anlam odaklı yaşam şart

Dijital çağda hayatta kalmanın anahtarının anlam odaklı yaşam olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tarhan,

 “Haz odaklı değil, anlam odaklı bir yaşam felsefesi geliştirmeliyiz. İnsan hayatının sonunda nasıl anılmak istediğini düşünmeli. Bu bakış açısı, hem bireysel mutluluğun hem de toplumsal sağlığın temelidir.” ifadesinde bulundu. 

‘Dijital Otizm’ başladı

Prof. Dr. Tarhan, özellikle erken çocukluk döneminde ekran maruziyetinin nörogelişimsel etkilerine vurgu yaparak, şu ifadeleri kullandı:

“0-3 yaş arası dönemde ekran maruziyeti olan çocukların sosyal ve duygusal beyin alanlarında gelişim geriliği olduğu görülüyor. Bu durum artık literatürde de klinikte de gözlemleniyor. Hatta buna ‘dijital otizm’ deniyor.”

Küçük yaşta dijital ekranlara uzun süre maruz kalan çocuklarda dil gelişimi ve sosyal becerilerin ciddi biçimde etkilendiğini belirten Tarhan, “Çocuk konuşma becerisini geliştiremiyor çünkü konuşmaya ihtiyaç duymuyor. Sürekli ekran karşısında pasif bir izleyici oluyor. Bu durumda hem sözcük üretimi hem ince motor beceriler hem de sosyal-duygusal gelişim zayıflıyor.” diye görüşlerini dile getirdi.

Tek yönlü ilişki beyni geliştirmiyor

Çocuk beyninin gelişiminde karşılıklı etkileşimin kritik olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, dijital ortamların bu süreci bozduğunu ifade ederek, “Beyin çift yönlü ilişkiyle gelişir. Tek yönlü ekran ilişkisiyle sosyal ve duygusal beyin gelişimi gerçekleşmez. Bu nedenle erken yaşta ekran bağımlılığı ciddi bir risk oluşturuyor.” dedi.

Prof. Dr. Tarhan, bazı ülkelerde alınan önlemlere de dikkat çekerek, “İsveç 0-3 yaş arasında ekranı tamamen yasakladı. Bazı ülkelerde bu yaş grubu için ekran maruziyeti sıfıra indirildi. Daha büyük yaşlarda ise günlük süre ciddi şekilde sınırlandırılıyor.” diye konuştu. 

Gençlerde yalnızlık ve intihar oranları artıyor

Dijitalleşmenin sadece çocukları değil gençleri de etkilediğini belirten Prof. Dr. Tarhan, küresel ölçekte artan yalnızlık ve ruh sağlığı sorunlarına dikkat çekti.

“16-24 yaş aralığında ‘çok yalnızım’ diyenlerin oranı bazı araştırmalarda yüzde 40’lara ulaşıyor. Pandemi sonrası bu oran daha da arttı. Genç intiharları da ciddi bir alarm seviyesinde.” diyen Prof. Dr. Tarhan, İngiltere’de kurulan “Yalnızlık Bakanlığı” gibi girişimlerin bile bu sorunun küresel boyutunu gösterdiğini ifade etti.

Dijitalleşme tek başına suçlu değil

Dijital teknolojinin tamamen olumsuz bir unsur olarak görülmemesi gerektiğini ancak kontrolsüz kullanımın ciddi riskler doğurduğunu söyleyen Prof. Dr. Tarhan, “Teknoloji tarafsızdır. İyi kullanılırsa hayatı kolaylaştırır, kötü kullanılırsa insanı savurur. Ferrari örneğinde olduğu gibi, hız var ama direksiyonu tutacak eğitim yoksa risk büyür. Onu kullanabilmek bir eğitim, donanım gerektirir…” dedi.

Prof. Dr. Tarhan, dijital dönüşümün toplumsal etkilerine ilişkin “Bu hızlı dönüşümün bedelini en çok gençler ödüyor. Aileler, eğitim sistemi ve toplum bu yeni gerçekliğe uyum sağlayamazsa psikolojik sorunlar artmaya devam edecek.” uyarısında bulundu.

Güçlü aile bağları dijital dünyanın zararlarını önlüyor

Toplumun giderek “tüketim odaklı” bir yapıya sürüklendiğini vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, üretim kültürünün zayıflamasını kritik bir risk olarak nitelendirdi.

Hızlı dijitalleşme karşısında korku yerine güçlü sosyal bağların önemine dikkat çeken Prof. Dr. Tarhan, “Dijital hızlı değişimden korkmayalım. Aile bağlarını ve sosyal bağları güçlü tutarsak dijital dünyanın zararlarını büyük ölçüde önleriz.” diye konuştu.

Aile toplumun çekirdeği

Prof. Dr. Tarhan, aile yapısını “atom çekirdeği” metaforuyla açıklayarak, güven ilişkilerinin toplumsal yapının temelini oluşturduğunu söyledi. Prof. Dr. Tarhan, “Aile toplumun çekirdeğidir. Güven bağı ise o çekirdeğin nükleer enerjisidir. Güvenin olduğu ailede çocuk dış dünyadan zarar görse bile tekrar geri döner.” dedi.

Dijitalleşmenin getirdiği hızın kontrol edilmemesi halinde bireyleri ve toplumu savurabileceğini vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, “Bu çağda değişmeyen şey hızdır. Eğer bu hıza uygun zihinsel ve duygusal donanım geliştirmezsek, dijital fırtınada ayakta kalamayız.” ifadesinde bulundu.

“10 yaşına kadar çocuk anne babayı taklit eder. Ailede dijital okuryazarlık varsa çocukta da gelişir. Ama anne baba örnek olamıyorsa profesyonel destek gerekebilir.” diyen Prof. Dr. Tarhan, ergenlik döneminde çocukların farklı rol modeller aramaya başladığını, bu süreçte ebeveyn rehberliğinin kritik olduğunu söyledi.

Kahramanmaraş olayı 

Anne-baba iyi örnek olamıyorsa, böyle durumlarda profesyonel yardım alınması gerektiğini kaydeden Prof. Dr. Tarhan, şöyle devam etti: 

“Çocuğun bir psikiyatri uzmanına götürülmesi gerekebilir. Kahramanmaraş olayında da aktarılanlardan gördük ki iki psikolog, çocuğun psikiyatriye yönlendirilmesi gerektiğini ifade etmiş. Çocukta ciddi davranış bozuklukları olduğu, ilaç tedavisi gerektirecek düzeyde sorunlar bulunduğu ve tedavisiz bırakıldığı belirtilmiş. Bu durum ciddi bir ihmal ve aynı zamanda bir tür istismar olarak değerlendiriliyor. Anne-babanın çocuğu tedavi ettirmemesi, çocuğun ihmal edilmesi anlamına gelir ve bu da bir çocuk istismarıdır. Avrupa’da benzer bir durumda devletin müdahale ederek çocuğu zorunlu tedaviye yönlendireceği ifade edilmektedir. Okul ortamında da öğretmen ve okul psikoloğunun yönlendirmelerine rağmen gerekli adımların atılmadığı durumlar yaşanabiliyor.”

Eğitimde sınırlar net olmalı!

Eğitim sistemindeki bazı sorunlara da dikkat çeken Prof. Dr. Tarhan, “Bazı durumlarda evde liderliğin çocuklara geçtiği, okulda ise sınıf liderliğinin zayıfladığı görülüyor. Oysa sınıf yönetiminde liderin öğretmen olması gerekiyor. Öğretmen sınıf lideri olamaz hale gelirse eğitim sistemi çöker. Anne baba her şeye karışan müşteri gibi görülmemeli. Eğitimde sınırlar net olmalı.” ifadesinde bulundu.

Aile içi rol karmaşasına da değinen Prof. Dr. Tarhan, “çocuk merkezli aile modelinin” uzun vadede sağlıklı olmadığını ifade etti.

Fırtınada hayatta kalma modeli

Prof. Dr. Tarhan, dijital çağın hızını “çöl fırtınasına” benzeterek, deve metaforu üzerinden anlattı:

“Bu çağ bir çöl fırtınası gibi. Hayatta kalmak için develeşmek gerekir. Çünkü bu hız fırtınasında başka türlü ilerleyemeyiz. Akut durumlarda kenara çekilmek gerekir, ancak bu çöl koşullarında ilerlemek zorundaysak, develerden örnek almamız gerekir. Deve çölde nasıl ilerler? Örneğin deve dikenleri çatır çatır yer, ağzına hiçbir şey olmaz. Ayağının altına diken battığında ise hemen yola devam edemez, durmak zorunda kalır. Bu şekilde özel bir donanımla yaratılmıştır. Uzun süre su içmeden yaşayabilir; hörgücü su deposu gibi görev yapar. Su içtiğinde ise çok miktarda su içer ve bunu uzun süre kullanır. Biz de bu örnekten hareketle, hörgüçte su biriktiren deve gibi dayanıklılık becerilerimizi geliştirmeliyiz. Yani psikolojik dayanıklılık eğitimini içselleştirmemiz gerekir. Devenin göz yapısında da çöle uygun özel bir koruma, perde sistemi vardır; kum fırtınasında bile görebilmesini sağlayan bir kapak sistemi bulunur. Bu da bize, içinde bulunduğumuz çağda kendimizi ve çocuklarımızı bu koşullara uygun şekilde geliştirmemiz gerektiğini gösterir. Bu nedenle bu çağda değiştiremeyeceğimiz şartlara karşı, doyumu erteleme becerisi geliştirmemiz gerekir.”

Dopamin tuzağına dikkat!

Modern çağın en büyük risklerinden birinin “hemen ve şimdi” kültürü olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, “Dopamin tuzağı, insanı kısa vadeli hazza mahkûm eder. Oysa serotonin sistemi uzun vadeli mutluluğu sağlar.” dedi.

Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nazife Güngör ve Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Türker Tekin Ergüzel’in de katıldığı online buluşmada Prof. Dr. Tarhan, bireylerin sadece teknoloji kullanmayı değil, sonuçları öngörmeyi de öğrenmesi gerektiğini belirterek, “Hangi davranışın hangi sonucu doğuracağını bilmek, bu çağın en önemli becerisidir. Planlama, dayanıklılık ve değerler eğitimi olmadan dijital çağ yönetilemez.” şeklinde sözlerini tamamladı. 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Haber Kaynağı : BEYAZ

Bu haber toplamda 9 kez okunmuştur.
Haber Detay x Reklam Alanı
BENZER HABERLER
Haber Detay x Reklam Alanı

Yorum Ekle

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Zorunlu alanlar * ile işaretlenmiştir

Haber Detay x Reklam Alanı
Haber Detay x Reklam Alanı
PUAN DURUMU
O AV P
1 Galatasaray Galatasaray 32 73 74
2 Fenerbahçe Fenerbahçe 32 71 70
3 Trabzonspor Trabzonspor 32 59 66
4 Beşiktaş Beşiktaş 32 56 59
5 Göztepe Göztepe 32 40 52
6 Başakşehir Başakşehir 32 53 51
7 Samsunspor Samsunspor 32 43 48
8 Rizespor Rizespor 32 44 40
Tamamını Göster
15 Eyüpspor Eyüpspor 32 26 29
16 Gençlerbirliği Gençlerbirliği 32 30 28
17 Kayserispor Kayserispor 32 24 27
18 Karagümrük Karagümrük 32 28 24
O AV P
1 Erzurumspor Erzurumspor 38 82 81
2 Amed Sportif Amed Sportif 38 81 74
3 Esenler Erokspor Esenler Erokspor 38 81 74
4 Arca Çorum FK Arca Çorum FK 38 63 71
5 Bodrum FK Bodrum FK 38 71 64
6 Pendikspor Pendikspor 38 58 63
7 Keçiörengücü Keçiörengücü 38 73 60
8 Bandırmaspor Bandırmaspor 38 47 60
Tamamını Göster
17 Serik Belediyespor Serik Belediyespor 38 44 39
18 Sakaryaspor Sakaryaspor 38 45 34
19 Hatayspor Hatayspor 38 33 14
20 A.Demirspor A.Demirspor 38 22 -54
O AV P
1 Arsenal Arsenal 35 67 76
2 M.City M.City 33 66 70
3 M. United M. United 35 63 64
4 Liverpool Liverpool 35 59 58
5 Aston Villa Aston Villa 35 48 58
6 Bournemouth Bournemouth 35 55 52
7 Brentford Brentford 35 52 51
8 Brighton Brighton 35 49 50
Tamamını Göster
17 Tottenham Tottenham 35 45 37
18 West Ham United West Ham United 35 42 36
19 Burnley Burnley 35 35 20
20 Wolves Wolves 35 25 18
O AV P
1 Bayern Munih Bayern Munih 32 116 83
2 B. Dortmund B. Dortmund 32 65 67
3 RB Leipzig RB Leipzig 32 63 62
4 Leverkusen Leverkusen 32 66 58
5 VfB Stuttgart VfB Stuttgart 32 66 58
6 Hoffenheim Hoffenheim 32 64 58
7 Freiburg Freiburg 32 45 44
8 E. Frankfurt E. Frankfurt 32 57 43
Tamamını Göster
15 Werder Bremen Werder Bremen 32 37 32
16 Wolfsburg Wolfsburg 32 42 26
17 St. Pauli St. Pauli 32 27 26
18 FC Heidenheim FC Heidenheim 32 38 23
O AV P
1 Barcelona Barcelona 34 89 88
2 Real Madrid Real Madrid 34 70 77
3 Villarreal Villarreal 34 64 68
4 Atletico Madrid Atletico Madrid 34 58 63
5 Real Betis Real Betis 34 52 53
6 Celta Vigo Celta Vigo 34 48 47
7 Getafe Getafe 34 28 44
8 Athletic Bilbao Athletic Bilbao 34 40 44
Tamamını Göster
17 Alaves Alaves 34 40 36
18 Sevilla Sevilla 33 40 34
19 Levante Levante 34 38 33
20 Real Oviedo Real Oviedo 34 26 28
O AV P
1 Inter Inter 35 82 82
2 SSC Napoli SSC Napoli 35 52 70
3 AC Milan AC Milan 35 48 67
4 Juventus Juventus 35 58 65
5 Como Como 35 59 62
6 Roma Roma 34 48 61
7 Atalanta Atalanta 35 47 55
8 Bologna Bologna 35 42 49
Tamamını Göster
17 Lecce Lecce 35 24 32
18 Cremonese Cremonese 34 26 28
19 Verona Verona 35 24 20
20 Pisa Pisa 35 25 18
O AV P
1 PSG PSG 31 70 70
2 Lens Lens 31 61 64
3 Lyon Lyon 32 52 60
4 Lille Lille 32 51 58
5 Rennes Rennes 32 56 56
6 AS Monaco AS Monaco 32 56 54
7 Marsilya Marsilya 32 59 53
8 Strasbourg Strasbourg 31 50 46
Tamamını Göster
15 Nice Nice 32 36 31
16 Auxerre Auxerre 32 30 28
17 Nantes Nantes 32 29 23
18 Metz Metz 32 32 16
O AV P
1 PSV Eindhoven PSV Eindhoven 32 92 78
2 Feyenoord Feyenoord 32 67 61
3 NEC Nijmegen NEC Nijmegen 32 74 56
4 Ajax Ajax 32 61 55
5 FC Twente FC Twente 32 54 55
6 Alkmaar Alkmaar 32 54 50
7 SC Heerenveen SC Heerenveen 32 57 50
8 FC Utrecht FC Utrecht 32 51 47
Tamamını Göster
15 Telstar Telstar 32 44 31
16 FC Volendam FC Volendam 32 33 31
17 NAC Breda NAC Breda 32 30 25
18 Heracles Heracles 32 34 19
Reklam Alanı x Site Geneli
Reklam Alanı x Site Geneli
Uluslararası evden eve nakliyat Uluslararası nakliyat Uluslararası taşımacılık Yurt dışına ev taşıma