Reklam Alanı x Site Geneli
Kule Reklam
Kule Reklam -1
Menu
Reklam Alanı x Site Geneli

Affetmek nasıl özgürleştirir?

Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof.

Reklam Alanı
GİRİŞ: 12 Ocak 2026 - 12:05
Affetmek nasıl özgürleştirir?
Fotoğraf : BEYAZ
Reklam Alanı x Haber Detay
Haber Detay x Reklam Alanı

Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, affetme ve affetme psikolojisi konusunu değerlendirdi.

Olgunlaşmamış kişiliklerde öç alma davranışı baskın

İnsanların kendilerini kötü hissettiren bir olay veya kişiye karşı öç alma, kaçınma ya da affedicilik gibi üç farklı tepki geliştirebildiğini söyleyen Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Olgunlaşmamış kişiliklerde öç alma davranışı baskındır. ‘Bana yaptıysa ben de yaparım’ şeklinde bir tepki oluşur. Zayıf ve kaçıngan kişiliklerde ise kişi olaydan uzaklaşır, izolasyona gider. Bu iki uç da ruhsal dengeyi bozar. Oysa affedicilikte kişi olayı analiz eder, ‘Ne kadarından ben sorumluyum ne kadarından değilim?’ diye düşünür ve süreci kabullenmeye çalışır.” dedi.

Affedememek biyolojik bir yük oluşturur

Affetmenin yalnızca psikolojik bir süreç olmadığını, aynı zamanda bağışıklık sistemini güçlendiren nörobiyolojik bir etki yarattığını belirten Prof. Dr. Tarhan, “Kin, öfke, nefret, kıskançlık, düşmanlık gibi duygular beyindeki ‘beş karanlık atlı’dır. Bu duygular aktifleştiğinde beyinde asidik kimyasallar salgılanır. Bu durum bağışıklık sistemini zayıflatır, stres hormonlarını artırır. En çok mide ve bağırsak sistemi etkilenir, depresif kişilerde cilt rahatsızlıkları görülür. Kronik stres, uzun vadede kanser gibi ciddi hastalıkların zeminini hazırlar.” diye konuştu.

Affetmemek kibirdir

Bazı kişilik yapılarının affetmeye dirençli olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Tarhan, narsistik ve paranoyak eğilimli bireylerin en çok affedemeyen gruplar arasında yer aldığını belirtti. Prof. Dr. Tarhan, “Affetmemek kibirdir. Narsistik kişilik bozukluğu olan kişiler eleştiriyi haksızlık gibi algılar, kin tutar, unutmamakla övünür. Onlar için affetmek zayıflıktır. Ancak bu kişilerde kronik stres çok fazladır ve bu kadar zihinsel yükle uzun yaşamak mümkün değildir. Paranoyak kişilikler de benzer şekilde kendilerine yöneltilen eleştirileri tehdit gibi algılarlar. Bu kişiler unutamaz, affedemez, hep hesap tutar. ‘Deve kini’ denilen bu durum ilişkileri bozar, güveni yok eder.” ifadesinde bulundu.

Affetmek mümkün değilse kabullenmek gerekir

Prof. Dr. Tarhan, özellikle ihanet, aldatma veya adaletsizlik gibi olaylarda affetmenin her zaman mümkün olmadığını ancak kişinin “radikal kabullenme” yoluyla zihinsel yükünü hafifletebileceğini ifade ederek, “Bazen karşı taraf özür dilemez, affedilecek bir durum da yoktur. Bu durumda kişi ‘Evet, haksızlığa uğradım. Affedemiyorum ama kabulleniyorum’ diyebilir. Bu, duygusal bir kapanıştır. Kişi olayı kutuya koyar, rafa kaldırır ve hayatına devam eder. Böylece affetmeden de unutmayı başarabilir.” şeklinde konuştu.

Çocuklukta yaşanan adaletsizlik travma bırakır

Prof. Dr. Tarhan, çocuklukta yaşanan haksızlıkların bireyin yaşamı boyunca kalıcı izler bıraktığını ifade ederek, “Bir olayda, dövülen bir çocuk karakola götürülüyor ve döven kişi rütbeli biri olduğu için çocuk ondan özür dilemeye zorlanıyor. Çocuk altını ıslatmış halde el öptürülüyor. Bu olay çocuğun zihninde fotoğraf gibi kalır. Ancak ilerleyen yıllarda bu çocukta haksızlığa karşı güçlü bir duyarlılık gelişebilir. Travma bazen kişilik olgunlaşmasını da tetikleyebilir.” diye konuştu. 

Affetmek kişiyi özgürleştirir

Prof. Dr. Tarhan, affetmenin kişiyi hem ruhsal hem de bedensel anlamda özgürleştirdiğini belirterek, “Affetmek, geçmişin zincirlerinden kurtulmak demektir. Kişi affettiği zaman kendini özgürleştirir. Affetmeyen kişi ise geçmişte yaşadığı olayın mahkûmu olur. Olay bitmiş olsa bile zihin onu yeniden yaşar. Bu nedenle affetmek, bir erdem olmanın ötesinde, kişinin kendi sağlığına yaptığı en büyük yatırımdır.” ifadesinde bulundu.

Affetmenin antidepresan etkisi var

Affetmenin yalnızca ilişkileri onarmadığını, aynı zamanda kişinin psikolojik yükünü hafiflettiğini ifade eden Prof. Dr. Tarhan, affetmenin beyindeki antidepresan etkisine dikkat çekti. Prof. Dr. Tarhan, “Affeden kişi kendi içindeki yükü atar, özgürleşir. Sosyal bağlanma teorisine göre affetme, güven ilişkisini yeniden kurar ve sosyal bağları güçlendirir. Psikolojik olarak da kişinin kaygısını ve depresif yükünü azaltır.” dedi.

Prof. Dr. Tarhan, affetmeyi başaramayan kişilerde çözülmemiş yas ve tamamlanmamış travma belirtileri görüldüğünü söyleyerek, “Kişi affedemediğinde, travmayı yeniden ve yeniden yaşar. Bu, beyinde açık kalmış bir dosya gibidir. Kapatılmadığı sürece zihni yavaşlatır, kişiyi duygusal olarak tüketir.” ifadesinde bulundu.

Affetmek sadece karşı tarafı bağışlamak anlamına gelmiyor

Affetmenin yalnızca karşı tarafı bağışlamak değil, aynı zamanda radikal kabullenme ve kendini affetme süreci olduğunu belirten Prof. Dr. Tarhan, “Kişinin kendini affedebilmesi için önce öz farkındalığı olması gerekir. Eğer kişi her olayı başkasına bağlıyorsa, hep ‘o hata yaptı, o özür dilesin’ diyorsa, affetme sürecini tamamlayamaz. Oysa olayı analiz edip kendi payını görebilen kişi, travmayı fırsata dönüştürmeyi başarabilir.” diye konuştu.

Affetmenin ilişkilerde uzlaşmayı ve yeniden yapılanmayı da kolaylaştırdığını dile getiren Prof. Dr. Tarhan, “Bir ilişkiye yatırım yapılırsa, affedicilik sayesinde nefretin sevgiye, kırgınlığın güvene dönüşmesi mümkündür. Bu, duygusal regülasyonun bir sonucudur.” dedi.

Affetme sürecinde samimiyetin nörobiyolojik etkisine de dikkat çeken Prof. Dr. Tarhan, “Samimiyetin nörobilimi var. Ayna nöronlar, duygusal okuryazarlığımızı yönetir. Empatisi yüksek kişiler karşısındakini hisseder. Ancak aşırı empati, kişinin benlik saygısını düşürür. Benlik algısı çok düşerse depresyon, çok yükselirse narsisizm gelişir. Bu dengeyi kurabilen kişiler, sağlıklı bağlar oluşturur.” şeklinde konuştu.

Affetmenin bir yönü de öz şefkat

Prof. Dr. Tarhan, affetmenin kişide duygusal kırılganlık oluşturduğunu ancak bu kırılganlığın doğru yönetildiğinde travmayı çözümlemenin en etkili yolu olduğunu dile getirerek, “Affedemeyen kişi, geçmişle şimdi arasındaki duygusal dosyayı kapatamaz.” ifadesinde bulundu.

Affetmenin bir yönünün de öz şefkat olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, “Kişi haksızlığa uğradığında hemen kendini suçlama eğilimindeyse, öz şefkat geliştirmemiştir. Öz şefkatte ‘ortak insanlık değeri’ vardır. Hatasız insan yoktur. Hata yapabilirlik insana özgüdür. Kişi ‘Bu hata bana ne öğretti?’ diyebilirse, tehdit boyutunu değil fırsat boyutunu görür. Hatalarını dönüştürebilen kişiler, olumsuz duyguları olumluya çevirebilir.” diye konuştu.

Kişi olayı zihninde sürekli yaşarsa, kortizol salgısı artıyor

Affedemeyen kişilerin çoğunun geçmişten getirdiği duygusal yükleri ilk karşılaştığı olaylara yansıttığını anlatan Prof. Dr. Tarhan, “İnsan trafikte orantısız öfkeleniyorsa, sırtında duygusal çöpler taşıyor demektir. Birikmiş öfkesini, ilk karşısına çıkan kişiye boşaltıyor. Linç kültürünün psikolojisi de budur.” dedi.

Affetmemenin bedensel etkilerine de değinen Prof. Dr. Tarhan, “Kişi olayı zihninde sürekli yaşarsa, kortizol salgısı artar. Beyin ACTH salgılayarak böbreküstü bezini uyarır. Kortizol pompalanır, vücut savaş haline girer: damar direnci artar, kaslar kasılır, tansiyon yükselir. Bazı insanlar kaç tepkisi verir, damarlar gevşer, tansiyon düşer. Hatta ani stres şokuyla ölen insanlar bile vardır. Adli tıpta travma izi bulunmayan ölümler, çoğu zaman kortizol fırtınasına bağlı olur.” şeklinde konuştu.

Affedicilik cinsiyete göre farklılaşıyor…

Cinsiyetler arasında affediciliğin biyolojik temellerine dikkat çeken Prof. Dr. Tarhan, “Kadın ve erkek stres altında farklı hormonlar salgılar. Kadında oksitosin salgısı artar, bu da sakinlik ve şefkat oluşturur. Erkekte vazopressin salgısı artar, damarları sıkar, liderlik ve sahiplenme davranışını tetikler. Kadın iç ilişkilerde, erkek dış ilişkilerde daha travmatiktir. Bu genetik roller, affedicilik farklarını da açıklar.” ifadesinde bulundu.

Affedicilik, intikam ve kaçınma arasında bir denge

Prof. Dr. Tarhan, yok saymanın affediciliğin bir savunma biçimi olduğunu belirterek, “Uzaklaşmak kaçınma davranışıdır. Eğer kişi ‘Bu kişi üzülmeye bile değmez’ diyorsa, bu bir travma çözümüdür. Ama kişi olayı sürekli düşünüyorsa, o artık izolasyondur. Affedicilik, intikam ve kaçınma arasında bir dengedir. İntikam toplumu yıkar, sosyal ilişkileri bozar. Kişi öfkesini günlerce yaşatırsa en büyük zararı kendine verir.” dedi.

Prof. Dr. Tarhan, affetmenin aynı zamanda sevgi ve değer temelli bir mesaj taşıdığını söyleyerek, “Affetmek, ‘Sen benim için önemlisin, değerlisin’ mesajıdır. Karşısındaki kişi empati yapabiliyorsa, bu bağları güçlendirir. Ancak merhamet ve utanma duygusu zayıf kişiler affedemez. Karşısındakine acı çektirmekten haz alırlar.” diye konuştu.

Son yıllarda affediciliğin yalnızca ahlaki veya dini bir konu olmaktan çıkarak nörobilimsel bir çalışma alanına dönüştüğünü vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, “Affetme, sadece manevi ya da felsefi bir kavram değil; nörobiyolojik bir süreçtir. Beynin stres sistemini düzenler, kortizol salınımını dengeler. Son 10 yılda affedicilikle ilgili çok sayıda bilimsel yayın çıktı. Çünkü artık biliyoruz ki, affetmek ruhu değil, bedeni de iyileştiriyor.” ifadesinde bulundu.

Affedicilik hem aile hem de toplum düzeyinde öğrenilen bir erdem

Affediciliğin hem aile hem de toplum düzeyinde öğrenilen bir erdem olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Tarhan, “Nasıl ki aile içinde anne-baba affedici ise, çocuk da bunu rol model alır. Aynı durum toplum için de geçerlidir. Lider affedici ise toplum affedicidir, lider kinciyse toplum da kinci olur.  Yani affedicilik de sahtecilik de bulaşıcıdır. Toplumsal değerlerin şekillenmesinde rol model kişilerin büyük etkisi vardır.” dedi.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Haber Kaynağı : BEYAZ

Bu haber toplamda 24 kez okunmuştur.
Haber Detay x Reklam Alanı
BENZER HABERLER
Haber Detay x Reklam Alanı

Yorum Ekle

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Zorunlu alanlar * ile işaretlenmiştir

Haber Detay x Reklam Alanı
Haber Detay x Reklam Alanı
PUAN DURUMU
O AV P
1 Galatasaray Galatasaray 19 43 46
2 Fenerbahçe Fenerbahçe 19 43 43
3 Trabzonspor Trabzonspor 19 37 41
4 Göztepe Göztepe 19 25 36
5 Beşiktaş Beşiktaş 19 33 33
6 Başakşehir Başakşehir 19 32 29
7 Samsunspor Samsunspor 19 23 27
8 Gaziantep FK Gaziantep FK 19 26 25
Tamamını Göster
15 Kasımpaşa Kasımpaşa 19 15 16
16 Eyüpspor Eyüpspor 19 13 15
17 Kayserispor Kayserispor 19 16 15
18 Karagümrük Karagümrük 19 16 9
O AV P
1 Amed Sportif Amed Sportif 22 44 43
2 Erzurumspor Erzurumspor 22 39 42
3 Esenler Erokspor Esenler Erokspor 22 49 41
4 Pendikspor Pendikspor 22 34 38
5 Arca Çorum FK Arca Çorum FK 22 34 38
6 Bodrum FK Bodrum FK 22 41 36
7 Keçiörengücü Keçiörengücü 22 43 33
8 Bandırmaspor Bandırmaspor 22 29 33
Tamamını Göster
17 Serik Belediyespor Serik Belediyespor 22 23 26
18 Sakaryaspor Sakaryaspor 22 32 23
19 Hatayspor Hatayspor 22 18 7
20 A.Demirspor A.Demirspor 22 15 -28
O AV P
1 Arsenal Arsenal 23 42 50
2 M.City M.City 23 47 46
3 Aston Villa Aston Villa 23 35 46
4 M. United M. United 23 41 38
5 Chelsea Chelsea 23 39 37
6 Liverpool Liverpool 23 35 36
7 Fulham Fulham 23 32 34
8 Brentford Brentford 23 35 33
Tamamını Göster
17 N. Forest N. Forest 23 23 25
18 West Ham United West Ham United 23 27 20
19 Burnley Burnley 23 25 15
20 Wolves Wolves 23 15 8
O AV P
1 Bayern Munih Bayern Munih 19 72 50
2 B. Dortmund B. Dortmund 19 38 42
3 Hoffenheim Hoffenheim 19 40 39
4 RB Leipzig RB Leipzig 19 37 38
5 VfB Stuttgart VfB Stuttgart 19 36 36
6 Leverkusen Leverkusen 18 35 32
7 Freiburg Freiburg 19 31 27
8 E. Frankfurt E. Frankfurt 19 39 27
Tamamını Göster
15 Werder Bremen Werder Bremen 19 21 18
16 Mainz 05 Mainz 05 19 21 15
17 St. Pauli St. Pauli 19 16 13
18 FC Heidenheim FC Heidenheim 19 17 13
O AV P
1 Barcelona Barcelona 21 57 52
2 Real Madrid Real Madrid 21 45 51
3 Atletico Madrid Atletico Madrid 21 38 44
4 Villarreal Villarreal 20 37 41
5 Espanyol Espanyol 21 25 34
6 Real Betis Real Betis 21 34 32
7 Celta Vigo Celta Vigo 21 29 32
8 Real Sociedad Real Sociedad 21 29 27
Tamamını Göster
17 Getafe Getafe 21 16 22
18 Mallorca Mallorca 21 24 21
19 Levante Levante 20 24 17
20 Real Oviedo Real Oviedo 21 11 13
O AV P
1 Inter Inter 22 50 52
2 AC Milan AC Milan 22 35 47
3 Roma Roma 22 27 43
4 SSC Napoli SSC Napoli 22 31 43
5 Juventus Juventus 22 35 42
6 Como Como 22 37 40
7 Atalanta Atalanta 22 30 35
8 Bologna Bologna 22 32 30
Tamamını Göster
17 Lecce Lecce 22 13 18
18 Fiorentina Fiorentina 22 24 17
19 Verona Verona 22 18 14
20 Pisa Pisa 22 18 14
O AV P
1 PSG PSG 19 41 45
2 Lens Lens 19 33 43
3 Marsilya Marsilya 19 44 38
4 Lyon Lyon 19 32 36
5 Lille Lille 19 34 32
6 Rennes Rennes 19 30 31
7 Strasbourg Strasbourg 19 32 30
8 Toulouse Toulouse 19 31 29
Tamamını Göster
15 Le Havre Le Havre 19 16 20
16 Nantes Nantes 19 18 14
17 Auxerre Auxerre 19 14 12
18 Metz Metz 19 21 12
O AV P
1 PSV Eindhoven PSV Eindhoven 20 61 53
2 Feyenoord Feyenoord 20 51 39
3 Ajax Ajax 20 39 37
4 NEC Nijmegen NEC Nijmegen 19 49 35
5 Alkmaar Alkmaar 20 35 32
6 S. Rotterdam S. Rotterdam 20 25 32
7 FC Groningen FC Groningen 20 28 31
8 FC Twente FC Twente 20 29 30
Tamamını Göster
15 FC Volendam FC Volendam 20 21 17
16 Telstar Telstar 20 24 16
17 NAC Breda NAC Breda 20 21 15
18 Heracles Heracles 20 28 14
Reklam Alanı x Site Geneli
Reklam Alanı x Site Geneli
Uluslararası evden eve nakliyat Uluslararası nakliyat Uluslararası taşımacılık Yurt dışına ev taşıma