Reklam Alanı x Site Geneli
Kule Reklam
Kule Reklam -1
Menu
Reklam Alanı x Site Geneli

İklim krizi artık geleceğin değil bugünün sorunu!

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferanslarının 31’incisi olan COP31, 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek.

Reklam Alanı
GİRİŞ: 06 Haziran 2026 - 11:21
İklim krizi artık geleceğin değil bugünün sorunu!
Fotoğraf : BEYAZ
Reklam Alanı x Haber Detay
Haber Detay x Reklam Alanı

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferanslarının 31’incisi olan COP31, 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek. Dünya liderleri, bilim insanları, uzmanlar ve sivil toplum temsilcilerini bir araya getirecek zirvede, iklim kriziyle mücadele ve sürdürülebilir gelecek için ortak çözümler masaya yatırılacak.

Üsküdar Üniversitesi Çevre Sağlığı Program Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Adiller, 5-11 Haziran Çevre Koruma Haftası kapsamında iklim krizi ve Türkiye’nin COP31 ev sahipliğini değerlendirdi.

İklim krizi geleceğin değil bugünün en büyük sorunu 

Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Adiller, iklim krizinin artık geleceğin değil bugünün en büyük sorunlarından biri olduğunu ifade ederek, “İklim değişikliğinden etkilenen alanlar arasında tarımdan gıda güvenliğine, su kaynaklarından halk sağlığına hatta ekonomiye kadar pek çok farklı alan yer alıyor. Tarımda kuraklığın verimlilik düşüşüne neden olduğunu biliyoruz. Bunun yanında pek çok tarımsal üründe iklim değişikliği etkisiyle hastalıkların daha sık ortaya çıktığı ve hastalıklara karşı direncin de düştüğü görülüyor. Ayrıca tarımsal üretim sonucunda elde edilen ürünlerde besin içeriğinin de olumsuz etkilendiği pek çok çalışma ile kanıtlanmış durumda. Son olarak pek çok ürün bölgesel iklim özelliklerinin değişmesiyle gelecekte bulundukları bölgelerde yetiştirilemeyebilir. Bu durumların tamamı doğrudan gıda güvenliğini olumsuz etkilemekte ve gelecekte karşılaşılabilecek olumsuz senaryolar konusunda bizi uyarmaktadır.” dedi.

Su krizi halk sağlığını ve ekonomiyi tehdit ediyor

Su kaynaklarının da iklim değişikliğinden en çok etkilenen doğal kaynaklardan biri olduğunu kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Adiller, “Günümüzde pek çok bölgede su kaynakları iklim değişikliğinin su döngüsünü bozmasıyla risk altındadır. Su kaynaklarının miktar ve kalitesinin bozulması ise doğrudan hijyen koşullarını bozarak halk sağlığını küresel ölçekte risk altına almaktadır. Bununla beraber kuraklık pek çok salgın hastalığın yayılması hızını artırmaktadır. Tarımsal üretimden gıda güvenliğine, su kaynaklarından halk sağlığına kadar bahsi geçen tüm etkilerin ortaya çıkardığı bir de ekonomik faktörler yer almaktadır. Günümüzde pek çok ülkenin her yıl iklim değişikliği ile mücadele için ve iklim değişikliğinden etkilenen sektörlerin desteklenmesi için büyük fonlar kullandığı bilinmektedir.” diye konuştu.

 Türkiye’nin de yer aldığı Akdeniz Havzası en kırılgan bölgelerden biri

Ülkemizin iklim değişikliğinden en çok etkilenen bölgelerden sayılan Akdeniz Havzası içerisinde yer aldığına işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Adiller, “İklim değişikliği konusunda hazırlanan bilimsel raporlarda Akdeniz Havzası en kırılgan bölgelerden biri olarak kabul edilmektedir. Bu durum özellikle son yıllarda kendini su kaynaklarında azalma, yağış rejimlerinde değişim, geniş alanlarda meydana gelen orman yangınları, güney ve iç bölgelerimizde meydana gelen şiddeti kuraklık ve özellikle Karadeniz kıyılarında daha sık gerçekleşen sel felaketleri ile kendini göstermektedir. Bu göstergeler ülkemizin hem kuraklık hem de afetler açısından ne denli riskler taşıdığını ortaya koymaktadır.” şeklinde konuştu.

Küresel ısınma iklim sistemini nasıl değiştiriyor?

Küresel Isınma ve İklim Değişikliği konusunun birbirine bağlı iki kavram olduğunu söyleyen Adiller, şunları anlattı:

“Günümüzde karbon emisyonları olarak ile sıkça dile getirilen kavram aslında havada bulunan ve havanın ısınmasına yardım eden gazların miktarlarını ifade ediyor. Sanayi devrimi ve nüfus artışı ile havadaki miktarları artan bu gazlar havanın eskisine göre daha sıcak kalmasına sebep oluyor ve bu durum küresel hava sıcaklığı ortalamasının yükselmesi şeklinde kendini gösteriyor. Bu duruma biz Küresel Isınma adını veriyoruz. Sıcaklığın artışıyla diğer koşullarda da değişiklikler meydana geliyor. Buharlaşma, rüzgar, nem ve yağış gibi hava olayları da sıcaklığa bağlı olarak değişiyor. Örneğin sıcaklığın artmasıyla yeryüzünden buharlaşan su miktarı artıyor. Bununla beraber hava ısındıkça havanın nem tutma kapasitesi de artıyor. Yani hem yeryüzündeki su havaya geçiyor, hem de hava daha sıcak olduğu için havada nem olarak bulunan suyun yağış olarak yeryüzüne dönmesi gecikiyor. Bunun sonucunda yağışın daha uzun aralıklarla yağmasıyla kuraklığın şiddeti artıyor, hem de yağmur düştüğünde hava daha fazla nem tuttuğu için bazı durumlarda anlık çok şiddetli yağışlar oluyor. İşte iklim sisteminde gerçekleşen bu tür değişikliklerin tümüne de İklim Değişikliği adını veriyoruz. Maalesef iklimdeki bu değişiklik de deniz seviyesinin yükselmesini, yağış rejimlerinin değişmesini, okyanus asitlenmesini ve fırtına, hortum, sel gibi aşırı hava olaylarının daha sık gerçekleşmesi gibi sonuçlar doğuruyor.”

Türkiye’nin COP 31’e ev sahipliği yapması neden önemli? 

Bu yıl ülkemizin COP31’e ev sahipliği yapıyor olmasının, bu alanla ilgilenen tüm çevrelerin gözünün Türkiye’de olacağı anlamına geldiğini vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Adiller, “Türkiye’nin böyle bir ortamda dönem başkanlığını üstlenmesi, bu alanda gerçekleştirdiği ve gerçekleştireceği faaliyetleri dünyaya duyurması açısından ve küresel iklim politikalarında karar verici bir aktör olma potansiyelini ortaya koyma açısından büyük bir fırsat yaratmaktadır. Günümüzde iklim değişikliği sadece bir çevresel kavram değildir. Dünyada pek çok ülke, kurum ve kuruluş ekonomi politikalarını ve yatırımlarını genellikle iklim değişikliği gibi çevresel kavramları dikkate alarak belirlemektedir. Bu yüzden de bu tür etkinlikler genellikle finans ve iş dünyası açısından da oldukça önemlidir. Zirve sırasında oluşacak bu ortam, yerel girişimcilerin ve yerli teknolojilerin dünya ile buluşması açısından da bulunmaz bir fırsat yaratacaktır.” dedi.

COP31, Türkiye için sadece bir etkinlik değil

Bunların yanında, ülkemizin Birleşmiş Milletler tarafından da kabul gören “Sıfır Atık” Projesi’nin bu ortamda dünyanın tüm ülkelerine uygulanabilir bir model olarak sunulma imkânı yakalayacağını da dile getiren Adiller, “COP31, Türkiye için sadece bir etkinlik değil; 2053 Net Sıfır Emisyon hedefine giden yolda kendini gösterdiği, küresel yatırımları üzerine çektiği ve iklim krizine karşı çözüm üreten bir öncü olma yolunda kendini kanıtlaması için tarihi bir şanstır.” ifadesinde bulundu.

COP31’de Türkiye’nin vitrini; Sıfır Atık ve dirençli şehirler

COP31’de Türkiye’nin odak noktasının kesinlikle markalaşma süreci içerisinde olan Sıfır Atık Projesi olması gerektiğini kaydeden Adiller, “2017 yılında başlatılan ve küresel olarak da bilinirliği son yıllarda artan proje hem döngüsel ekonomi hem de atıklara bağlı emisyonların azaltılması konusunda iklim değişikliği süreçleri ile oldukça uyumludur. Bunun yanında Türkiye’nin vizyonunun da doğru anlatılması noktasında önemli bir örnek teşkil edebilir. Ayrıca Hatay’ın yeniden yapılandırılması süreciyle birlikte gündeme getirilen Dirençli Şehirler kavramı ve şehirlerin iklim krizine uyumlu hale getirilmesi önemli gündem maddeleri olacaktır. Bunların yanı sıra, yeşil enerji ve sanayide karbonsuzlaşma, iklim finansmanı ve teknolojik altyapılar önemli gündem maddeleri oluşturarak ülkemize olumlu geri bildirimler getirebilir.” şeklinde görüşlerini ifade etti.

Ülkelerin COP toplantılarına gösterdikleri ilgi prestij konusu

COP süreçlerinin aslında bağlayıcılık konusunda tartışılan kavramlar olsa da, ülkelerin duruma karşı aldıkları duruşun küresel ölçekte dolaylı etkiler yaratabildiğini belirten Adiller, “Her ne kadar İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi ya da Paris Anlaşması ülkelerin iklim değişikliği konusundaki eylem ya da eylemsizliklerine karşı caydırıcı yaptırımlara sahip olmamasına rağmen, önceden de belirttiğimiz gibi iklim değişikliği kavramı başlı başına yatırımcıların ya da finans kuruluşlarının yakından takip ettiği süreçlerden biri. Bu yüzden de ülkelerin COP toplantılarına gösterdikleri ilgi ya da yerel politikada ve hukukta bu süreçlere ne kadar yer verdikleri ülkelere bu anlamda prestij kazandırmakta ve belli çevrelerde yatırım yapılabilirlik göstergesi olarak kabul edilmektedir.” dedi.

Türkiye su stresi yaşayan ülkeler arasında

İklim değişikliğinin hem kuraklık süreçlerini uzatması hem de şiddetli yağışlara sebep olmasının ülkemizdeki su kaynaklarını olumsuz etkilediğini anlatan Adiller, şunları kaydetti:

“Yağışın yüksek şiddette yağması toprak tarafından emilen ve yeraltı suyuna katılan su oranını düşürürken, sel ve taşkın gibi süreçleri tetikliyor. Bu süreçler sonucunda da düzenli aralıklarla yağması durumunda toprağı yer altı suyunu ve dereleri beslemesi gereken yağış maalesef büyük oranda. Devlet Su İşleri (DSİ) verilerine göre ülkemizde kişi başına düşen kullanılabilir yıllık su miktarı 2000 yılında 1 652 m3, 2009 yılında 1 544 m3, 2020 yılında ise 1 346 m3 olmuştur. Günümüzdeki sahip olduğumuz bu değer ülkemizi Su Stresi Yaşayan ülkeler durumuna sokuyor. Bu azalma hızının aynı koşullarda devam etmesi durumunda ülkemizde kişi başına düşen kullanılabilir yıllık su miktarının 2050’li yıllarda su fakiri olma sınırı olan 1000 m3’ün altına düşeceğini söyleyebiliriz. Bu senaryo bile başlı başına korkutucu iken uydu görüntüleri ile yapılan incelemeler ülkemizdeki pek çok gölün son 40 yıllık süreçte ciddi su kaybına uğradığını ve bazılarının tamamen kuruma riskiyle karşı karşıya olduğunu gösteriyor. Burada tek sebep tabii ki iklim değişikliği değil, yanlış tarımsal uygulamaların da maalesef süreci hızlandırmış olduğu gerçeğini vurgulamalıyız.”

İklim değişikliği konusunda yol ayrımına ulaşmak üzereyiz

Bugün iklim değişikliği konusunda bir yol ayrımına ulaşmak üzere olduğumuza dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Adiller, “Radikal adımlar atıp, içinde bulunduğumuz durumu değiştirmek ve iklim değişikliğine adapte olmak için hala geç değil. Ama eylemsizlikle geçen her yıl riski arttırmakta. 10 yıl iklim değişikliği konusunda çarpıcı etkileri görmemiz açısından çok kısa sayılacak bir zaman dilimi ama hiçbir adım atmadan ya da önlem almadan geçirilecek 30 ila 50 yıllık bir süreç sonrasında ülkemizi su ve gıda kıtlığı, ciddi ekolojik kayıplar (bazı ekosistemlerin yok olmanın eşiğine gelmesi) ve iç göçlerin çok yoğun gerçekleştiği ve özellikle bazı bölgelerde ciddi altyapı sorunlarının yaşandığı durumlarla karşı karşıya kalınabilir.” diye konuştu.

Günümüzde gerçekleştirilen pek çok anketin insanların iklim değişikliğine karşı mücadeleye olan inançlarını kaybettiklerini gösterdiğini dile getiren Adiller, “Özellikle anketlere katılan pek çok kişi ülkelerin üzerine düşen görevi yerine getirmediği yönünde. Bence bu konuda da haksız sayılmazlar. Keşke bazı ülkeler siyasi ve ekonomik çıkarları uğruna savaşa yaptıkları yatırımı yaşama yapsa da dünyadaki yaşamın sürdürülebilirliğine sağlayabilsek.” şeklinde sözlerini tamamladı.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Haber Kaynağı : BEYAZ

Bu haber toplamda 11 kez okunmuştur.
Haber Detay x Reklam Alanı
BENZER HABERLER
Haber Detay x Reklam Alanı

Yorum Ekle

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Zorunlu alanlar * ile işaretlenmiştir

Haber Detay x Reklam Alanı
Haber Detay x Reklam Alanı
PUAN DURUMU
O AV P
1 Galatasaray Galatasaray 34 77 77
2 Fenerbahçe Fenerbahçe 34 77 74
3 Trabzonspor Trabzonspor 34 61 69
4 Beşiktaş Beşiktaş 34 59 60
5 Başakşehir Başakşehir 34 58 57
6 Göztepe Göztepe 34 42 55
7 Samsunspor Samsunspor 34 46 51
8 Rizespor Rizespor 34 46 41
Tamamını Göster
15 Eyüpspor Eyüpspor 34 33 33
16 Antalyaspor Antalyaspor 34 33 32
17 Kayserispor Kayserispor 34 27 30
18 Karagümrük Karagümrük 34 31 30
O AV P
1 Erzurumspor Erzurumspor 38 82 81
2 Amed Sportif Amed Sportif 38 81 74
3 Esenler Erokspor Esenler Erokspor 38 81 74
4 Arca Çorum FK Arca Çorum FK 38 63 71
5 Bodrum FK Bodrum FK 38 71 64
6 Pendikspor Pendikspor 38 58 63
7 Keçiörengücü Keçiörengücü 38 73 60
8 Bandırmaspor Bandırmaspor 38 47 60
Tamamını Göster
17 Serik Belediyespor Serik Belediyespor 38 44 39
18 Sakaryaspor Sakaryaspor 38 45 34
19 Hatayspor Hatayspor 38 33 14
20 A.Demirspor A.Demirspor 38 22 -54
O AV P
1 Arsenal Arsenal 38 71 85
2 M.City M.City 38 77 78
3 M. United M. United 38 69 71
4 Aston Villa Aston Villa 38 56 65
5 Liverpool Liverpool 38 63 60
6 Bournemouth Bournemouth 38 58 57
7 Sunderland Sunderland 38 42 54
8 Brighton Brighton 38 52 53
Tamamını Göster
17 Tottenham Tottenham 38 48 41
18 West Ham United West Ham United 38 46 39
19 Burnley Burnley 38 38 22
20 Wolves Wolves 38 27 20
O AV P
1 Bayern Munih Bayern Munih 34 122 89
2 B. Dortmund B. Dortmund 34 70 73
3 RB Leipzig RB Leipzig 34 66 65
4 VfB Stuttgart VfB Stuttgart 34 71 62
5 Hoffenheim Hoffenheim 34 65 61
6 Leverkusen Leverkusen 34 68 59
7 Freiburg Freiburg 34 51 47
8 E. Frankfurt E. Frankfurt 34 61 44
Tamamını Göster
15 Werder Bremen Werder Bremen 34 37 32
16 Wolfsburg Wolfsburg 34 45 29
17 FC Heidenheim FC Heidenheim 34 41 26
18 St. Pauli St. Pauli 34 29 26
O AV P
1 Barcelona Barcelona 38 95 94
2 Real Madrid Real Madrid 38 77 86
3 Villarreal Villarreal 38 72 72
4 Atletico Madrid Atletico Madrid 38 62 69
5 Real Betis Real Betis 38 59 60
6 Celta Vigo Celta Vigo 38 53 54
7 Getafe Getafe 38 32 51
8 Rayo Vallecano Rayo Vallecano 38 41 50
Tamamını Göster
17 Osasuna Osasuna 38 44 42
18 Mallorca Mallorca 38 47 42
19 Girona Girona 38 39 41
20 Real Oviedo Real Oviedo 38 26 29
O AV P
1 Inter Inter 38 89 87
2 SSC Napoli SSC Napoli 38 58 76
3 Roma Roma 38 59 73
4 Como Como 38 65 71
5 AC Milan AC Milan 38 53 70
6 Juventus Juventus 38 61 69
7 Atalanta Atalanta 38 51 59
8 Bologna Bologna 38 49 56
Tamamını Göster
17 Lecce Lecce 38 28 38
18 Cremonese Cremonese 38 32 34
19 Verona Verona 38 25 21
20 Pisa Pisa 38 26 18
O AV P
1 PSG PSG 34 74 76
2 Lens Lens 34 66 70
3 Lille Lille 34 52 61
4 Lyon Lyon 34 53 60
5 Marsilya Marsilya 34 63 59
6 Rennes Rennes 34 59 59
7 AS Monaco AS Monaco 34 60 54
8 Strasbourg Strasbourg 34 58 53
Tamamını Göster
15 Auxerre Auxerre 34 34 34
16 Nice Nice 34 37 32
17 Nantes Nantes 33 29 23
18 Metz Metz 34 32 17
O AV P
1 PSV Eindhoven PSV Eindhoven 34 101 84
2 Feyenoord Feyenoord 34 70 65
3 NEC Nijmegen NEC Nijmegen 34 77 59
4 FC Twente FC Twente 34 59 58
5 Ajax Ajax 34 62 56
6 FC Utrecht FC Utrecht 34 55 53
7 Alkmaar Alkmaar 34 58 52
8 SC Heerenveen SC Heerenveen 34 57 51
Tamamını Göster
15 PEC Zwolle PEC Zwolle 34 44 37
16 FC Volendam FC Volendam 34 35 32
17 NAC Breda NAC Breda 34 35 29
18 Heracles Heracles 34 35 19
Reklam Alanı x Site Geneli
Reklam Alanı x Site Geneli
Uluslararası evden eve nakliyat Uluslararası nakliyat Uluslararası taşımacılık Yurt dışına ev taşıma